yazarların tespitleri

22 /
mortissaa mortissaa
arkadaşlıklarda, ilişkilerde eğer taraflardan biri bir konunun üzerinde sürekli sürekli duruyorsa, o konu aslında kendisinin en zayıf olduğu noktalardan biridir. kendisinde barındırmadığı özelliği aranızdaki ilişkinin olmazsa olmazı gibi gösterirler.

misal eski ilişkimde bir buçuk sene boyunca sadakatin öneminin üzerinde deli gibi durup kendisine büyük güven beslememi sağlayan insan, bir buçuk sene sonunda beni bi otelin restoranında aldattı. en çok şaşırdığım şey sadakatin üzerinde inanılmaz durup sonra beni aldatmasıydı. sonradan dank etti ki bu zaten kişinin kendinde açık olarak gördüğü şeyi kapatma çabası sonucu oluşan suçluluk psikolojisiydi.

bir diğer örnek eski bir kız arkadaşım. cinsel hayatı oldukça fantastik, ilişki durumu sürekli değişken ve kafa yapısı olarak ahlaktan yoksun biri olmasına rağmen, ortamındaki tüm kızlara ahlak ve namus dersi vermeye çalışırdı. arkadaşlıklarında bunu çok önemsediğini, kendisinin de hep böyle olmaya çalıştığı imajını cizerdi. ne görse duysa işi ahlakçılığa vururdu. sonunda en büyük ahlaksizin kendisi olduğu piyasaya çıktı. ki şimdilerde de tam anlamıyla bir piyasa kızı. artık alenen.

bir başka örnek, şuan hala en yakın arkadaşım diyebileceğim kızlardan biri. inanılmaz baskıcı, bunaltan, kıskanç ve kısıtlayan bir kadın erkek arkadaşını. ama ilk defa kendisiyle ilişki muhabbeti yapan insana öyle bir imaj çizer ki, sanki aslında dünyanın en rahat, en kasmayan kadınlarından biri ve karşısındaki erkekten beklediği de bu. halbuki alakası yok. en çok üzerinde durduğu şey, aslında kendisinin en ince halkası.

ya da hepimizin de bildiği gibi en çok din, ahlak, namus propagandası yapanların aslında en sapkın olanlardan olmaları da bir örnek mesela.

sokakta kadınlara tecavüz eder bakışla bakanların, laf atanların ailelerinin ve ilişkilerinin içinde namusa düşkün erkek imajı çizmeleri aynı şekilde artırılabilir bir örnek.

özetle, bir insan bir konu üzerinde dikkat çekici derecede duruyorsa üzerinde durduğu şey aslinda ya kendi zayıf noktasıdır. ya da bastıramadığı hatasıdır ve onu kamufle etmek için suçluluk psikolojisiyle bu şekilde ört bas etmeye çalışıyordur.
foxmuld3r foxmuld3r
eğer 30'u aşmanıza rağmen aradığınız mutluluğu yaklayamamışsanız bu yaştan sonra içeride gizli gizli bir edgar allan poe yeşerir.

güzel olan her şey rahatsız etmeye başlıyor. zira bir parçası değilsiniz güzelliğin. hayat daha mekanik olsun istiyorsunuz. kendine bulduğun meşgaleden sıyrılıp kafanı kaldırdığında biçimsizlik gözüne gözüne batar. boş gözler, boş sözler, boş hayatlar... artık o kadar özümsersiniz ki bunu, arada gördüğünüz güzel şeylerin de solup gitmesini dilersiniz.

en çok da polyannalardan nefret ederim. en lüzumsuzları. bakın etrafınıza, bunlardan mutlaka vardır. çoğunlukla şans eseri hayat puzzle'ında bir parçaya oturmuşlardır. siz bir kayıp parça olarak yerleştirilmeyi bekliyorsunuz. şans faktörünü kendi marifetleri sayan bu güruh sinir bozucudur işte. burnunun üstüne bir tane geçirmek istersin.
elfimben elfimben
adalet yalnizca gucluler icin vardir..zenginin kopegine araba carpar hapis yatar..fakirin dunyasi basina yikilir ama adalet orada ölür..herkes birden sagir dilsiz olur..esit adalet esit hak esit hukuk yoktur..lanet olsun cidden bu farkindalik bile ulkenin icine edildiginin bi kaniti..gectigimiz gunlerde yoldan arabayla kacirilan bi genc kizin durumunu goren birileri hemen polisi ariyor ve alinan cevap: 1 saat sonra geliyoruz. inanirmisiniz 1 saat sonra da gelen giden olmuyor..sapkayi onumuze koyup dusunmek yetmedi mi altina bakin bir de belki biseyler gorursunuz.
caracal34 caracal34
sarı metrobüsler siyahlara göre daha kısa. millet hala duracağı yerde kapı hizasını ayarlamayı beceremiyor. bunu tespit ettim ve yer kapmada bayağı işe yarıyor. inşallah bu olayı hiç öğrenemezler ya. yoksa üzülürüm.
alfredhitchcockunbeynininkaranlıkdehlizleri alfredhitchcockunbeynininkaranlıkdehlizleri
türkiye sinemasının en güzel ve yetenekli kadını kimdir diye düşünürdüm hep. listeyi üç kişiye indirmiştim yakın zaman önce. türkan şoray, fatma girik ve selma güneri arasındaki zihinsel yarışmamda birinciliği fatma girik kazandı. özelikle cüneyt arkın'la oynadığı "köroğlu" filmini denk gelirse izleyin. sanırım bana hak verirsiniz.

esen püsküllü ve itır esen de güzellik olarak olarak bu listeyi zorlar ama yetenek olarak yarışmaya dahil etmeyi bu üç büyük sanatçıya saygısızlık olur.
filiz akın ve hülya koçyoğit yarışmanın kapısına bile uğramasın kalplerini kırarım. torpil olmasa türkiye sinemasında bir hiç olurlardı.

hayırlı cumalar.
go all the way go all the way
erasmus ile yurt disina cikan yurdumuzun insanlari, ulkesine dondugunde abartili hikayeler uydurmasi.
konsere gidenlerin konseri izlmek ve keyif almak yerine. telefonu ile medya paylasimini surekli yapmasi. kadinlarimizin giderek maddi olarak iyi kazanc elde etmesi ve istedigi herseyi yapabilecegini dusunmesi hatta yapmasi.erkeklerinizin giderek bkulturlenmesi. kadinlarimizin giderek afro- amerikanlasmasi. alkol tuketiminin azalip, uyusturucu tuketiminin artmasi. orta kesim ve alt kesim insanlarimizin borc bataginda olmasi. evliliklerin azalmasi , bosanmalarin artmasi. paranin deger kaybetmesi. insanlarimizin , eni iyi mevki ve makam sahiplerinin adeletli olmaya, isci sinifinin adaletsiz olmaya baslamasi. cocugu olan ailelerinin gercek anlamda cocuguna karakter katamamasi. tekonoljiyi uyusuturucu gibi benimsememiz. internetin kolesi oldugumuzu. ozellikle ankara' da oturdugum icin, yaz kis segmenlerin eskisi gibi.canli olmamasi. kendimizi gercek dunyadan kopararak, hayallerimiz ve sanal dunyamiz arasinda yasamamiz.
kahve fincanıı kahve fincanıı
dün gece süperlikteki takımların hepsinin değiştiğini farkettim.
babam çok iddaa oynardı o yüzden futbola karşı biraz soğuğum.
ama pire için yorgan yakılmaz mantığı ile bir listeye baktım kasımpaşa spor var.
malatya ağlıyor antalya'ya birisi sponsor olmamış takımı almış adını koymuş eşantiyon olarak antalya yazıyor takımın isminde.
en son izlediğim keyif aldığım maç fener bahçe ve beşiktaş maçıydı eğer beşiktaş kazanırsa galatasaray şampiyon olacaktı efsane maçtı. beşiktaş önde eksik oyunuculu o da ne bir de kaleci kırmızı kart yedi o defanstaki adamın adını unuttum kaleye geçip birde çok iyi performans göstermişti. o gece çok güzeldi. neyse yavaştan bakıyorum şimdi birşeylere galatasaray'ın durumu fena değil hala ama olayı tam kavrayamadım.
22 /