yedi bela hüsnü

1 /
benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
kemal sunal'ın şevket altuğ ile birlikte harikalar yarattığı filmdir.hüsnü,hüsniye'yi deli gibi sevmektedir.onun sevgisini kazanmak için parayla tuttuğu adamları dövmüş,kapısına gidip cebinde ferdi tayfur teybi ile playback yaparak şarkı söylemiş kısacası her türlü yolu denemiştir ancak arkadaşı şevket'in bu önerileri bir türlü tutmamıştır.şevket bir gün mahallelinin takıldığı kahvenin önünden geçerken ''malik'' isminde bir kişiden bahsedildiğini duyar.malik kanunsuz yollarla hüsniye'nin babasıda dahil mahallelinin oturduğu yerleri buraların esas sahibi makbule hanımın elinden almış ve bu insanların buraları terketmesini istemektedir.bu sırada şevket kahveye girerek kurtuluş reçetesi olarak hüsnü'yü gösterir ve bunun karşılığında mahalleliden yüzbinlira alır.mahalle sakinlerine hüsnünün gücünü göstermek için parayla dayak yemek için adam tutan şevket onları bir şekilde hüsnü'nün yedi bela hüsnü olduğuna inandırmış olur.bunları duyan malilk hüsnü'yü ortadan kaldırmak için çeşitli yollar dener.bombalı armut,karamürselli deli hamdi,tetikçi kullanmak,kız ismet gibi çeşitli yolları kullanmasına rağmen hüsnü'nün kurnazlığı ve şansı her seferinde onu kurtarır.tabi bunları duyan hüsniye'ninde hayranlığını kazanır hüsnü.malik'in son planı hüsniye'yi kaçırmaktır ancak burdada şansı ve kurnazlığını kullanan hüsnü hüsniye'yi malik'in elinden kurtarır ve malik'in mahalle üzerindeki haklarından vazgeçmesini sağlar.

hüsnü:kemal sunal
şevket:şevket altuğ
hüsniye:oya aydoğan
malik:ali şen
makbule:belkıs dilligil
karamürselli deli hamdi:ünal gürel
malik'in adamı:atilla ergün
berber latif:rıza pekkutsal

yönetmen:natuk baytan
senaryo:ahmet üstel

filmle ilgili notlar:
şevket altuğ'nun kemal sunal ile başrollerini paylaştığı iki filmden biridir ve şevket altuğ ile kemal sunal'ın komedi adına ne kadar mükemmel şeyler sunacağının en büyük göstergesidir.özellikle filmde kemal sunal'ın adamları döverken yumruğunu uzatıp adamın yumruğa doğru koşması,ferdi tayfur kasedinden şarkı söylerken onu dilenci sanmaları,gittiği lokantadan çok kuru bir fasılye istemesi ve hüsniye'ye söylediği şiirler mükemmeldir.

suya attım bir taş
çıkarttı bir ses faş faş
hüsniye hüsniye hüsniye
beni döndürdün deliye
istersen beni sor veliye
diyecekki 10.30 da binecek hüsnü gemiye.
sycrone one sycrone one
türk sinema tarihinin kesinlikle en komik filmlerinden birisi. bomba sahneleri saymaya kalksak sanıyorum burada bayağı bir harf sarfiyatı yapmamız gerekecek.

filmin bana göre en bomba yeri malik'in adamının hüsnü'yü pilav ve armut yemeye davet etmesidir.

4.50'den sonra dikkat;

(bkz:
)

ve diğer güzel yerler;

(bkz:
)
(bkz:
)
benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
filmin en bomba sahnelerinden biri de hüsnü'nün malik'in pavyonu'nu bastığı ve garsonla girdiği diyaloglardır ki şöyledir.

-buyrun efendim
+bana pezevenk malik'i gönder.
-burda bir tek malik vardır o da buranın patronu malik beydir
+tamam işte söyle deyyus'a gelsin yedi bela hüsnü geldi de
-lütfen patronuma bu şekilde hitap etmeyin
+ediyorum ve de burayı dağıtıyorum..


alik alik
malik bey'in, ekibindeki en naif adamı yadigar ile birlikte girdiği bir diyalog vardır filmde. bir mafya babasına nasıl böyle karşı çıkılır ? ya da neden çıkılır ? anlaması güç. güç olduğu kadar da komik:

malik- yadigar !
yadigar- buyrun efendim, emredin.
malik- bombacı niyazi'yi bul. armutlu bi bomba hazırlasın. eğer bomba hüsnü'yü 10 metre havaya fırlatmazsa, ben onu fırlatırım, öyle söyle niyazi'ye !
yadigar- geçen sefer elmalı yapmıştı efendim...
malik- ulan öküz ! sana armutlu yapsın diyorum !
yadigar- elmalı daha iyi efendim.
malik- uulan ben armutlu istiyorum, seni parçalamadan defol !

edit: ve daha da komiği, filmin ilerleyen dakikalarında; yadigar, bombacı niyazi'nin patlamayan armutlu bomba yerine yeni bir bomba yaptığını söyleyip, malik bey'e bir bomba getirir. evet, o bomba, elmalıdır. yadigar, mafya babasına dahi karşı çıkabilen, onun sözünü ikileten, dünyanın en dediğim dedik kişisidir. (hatta, armutlu bombanın patlamamasında, yadigar'ın bir parmağı olduğuna dair bir tez de vardır.)
ayabakan ayabakan
osman: kendimi kaybetmişim ya, boyna çakıyorum. sayısını unuttum. cemal kaç tane vurmuştum?
cemal: yumruklarını saymak imkansız ee mübarekler sanki makinalı tabanca, mitralyoz gibi işliyor tıktıktıktık ben ee 250 den sonra sayamadım
osman: yapma yaa!! demek sayamadın
cemal: kimse sayamaz matematik profesörü getir tırtlar o yumrukları sayacak adam ben istanbul'da göremiyorum
osman: istanbul'da yokmuş. ankara'da olabilir mi?
cemal: yok.
osman: adana'da?
cemal: karıştırma yaa.. bu memlekette yok bu memlekette
osman: haa almanya'da olabilir mi?
cemal: bırak yahu dünyada yok tühh!!
osman: tükürdüğüne göre yok.

linki de burda bu sahneyi izlemeden ölmeyin.http://su.gge.st/2164 (0.25-1.10)
muhendis muhendis
100 kere seyretmiş olmama rağmen hala etkisini yitirmemiş filmdir. her sahnesi ayrı bir efsane insan hangisini yazacağını şaşırıyor valla.sectigim üç sahneyi paylaşayım bari...

köpekle bankta oturuken konuşma sahnesinde:

kadın: senin gibiler yüzünden evde kalıyor, koca bulamıyoruz
hüsnü: sende bu surat varken evde değil odada bile kalırsın.
kadın: polis yok mu polissssss!
hüsnü: sus lan şimdi seni çok kötü döverim...


hüsnünün 5 kisiyi hasat ettikten sonraki adamlarla konuşma sahnesi:

gözü mor adam: hüsnü be şakadan kavga dedik, bize gerçekten vurdun.gozum hala ağrıyor be birader..
hüsnü :görünce kendimi tutamıyorum resat,babam gelse çakarım....karıya hayvan gibi aşığım...kendimi bile dövebilirim...

ha bi de unutmadan tango necla sahnesi de ayrı bir bomba:

tango necla: hüsnü beni nasıl unutursun,sabahlara kadar tango yapardık
hüsnü : ulan orospu, seni rüyamda bile görmedim..


yav hala gülüyorum bu sahneleri düşündükçe,efsane filmlerinden biridir rahmetlinin...
maximus maximus
filmin bir çok sahnesinin geçtiği kahvede kenan evren'in resmi asılıdır. 80 sonrası döneme ait ilginç bir detay.

ayrıca hüsnü'nün 5 kişiyi katladığı bölümde son adamı ilginç bir teknikle dövmüştür. süpermen gibi yumruğunu uzatmış, adam gelmiş yumruğa kafa atmış ve yere düşmüştür. bu da çok komik bir sahnedir.
attila the hun attila the hun
hüsnü'nün dolmuşta hüsniye'ye asıldığı sahne ile mest eden kemal sunal filmi.

hüsnü hüsniye'ye yazdığı şiiri okumakta, hüsniye ise yüz vermemektedir. derken dolmuştaki yolculardan biri tepki gösterir:

1.yolcu: arkadaş! kıza laf atmaya utanmıyor musun?
hüsnü: niye utanayım? hırsızlık mı yapıyorum? rüşvet mi alıyorum? faizcilik mi yapıyorum? başkasının rızkını mı çalıyorum? efendi gibi hüsniye'ye asılıyorum!
2.yolcu: tamam tamam ama herkesin içinde olmaz ki bu iş!
1.yolcu: sonra, bizleri rahatsız etmeye de hakkın yok!
hüsnü: madem ki rahatsız oldun, ilk durakta inersin. ilk durakta inmezsen ikinci durakta ben seni indiririm!*


darth tyranus darth tyranus
hüsnü'nün yumruğunu uzatıp sabit tutması ve ona hızla gelen adamın yumruğa çarpıp düşmesi sanırım filmin en komik sahnesidir. bir diğer komik sahne de armut yeme esnasında armutlarla şerefe dendikten sonra malik ve adamlarının masa altına girmesi, hüsnü'nün de masa altına girip malik'in bombanın patlamasını bekler pozisyonuyla karşılaşmasıdır.
sair i azam sair i azam
kemal sunal ile şevket altuğ'un bir araya geldiği her film gibi yine mükemmel bir filmdir bu. türk sinemasının en komik filmlerindendir.

neden bu filmi her televizyonda gördüğümde kendimi izlemekten alamıyorum diye düşünüyorum düşünüyorum, bir sonuca varamıyorum. sonra diyorum bunda hem komik hem de çok doğal olacağız diye kasmamışlar. kimi zaman absürdlüğe ulaşan güldürüye yer vermişler ve düzgün oyunculuklarla bu sayede doğallığı daha çok yakalamışlar. konular ise gayet basit ama her nedense akıcı. tekrar tekrar izlenilmesinin en büyük nedeni de oyunculuk olsa gerek çünkü söylenecek şeyleri filmde çoğumuz ezberlemişiz artık. daha çok jest ve mimiklere gülüyoruz demek ki.
1 /