yedi uyuyanlar

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
1
dedi ki normal
kur'an-ı kerim'de bahsi geçen yedi uyuyanlar şu şekilde anlatılmaktadır: (kehf sûresi - 9,21. ve 25.26.ayet)

9. yoksa sen, (sadece) ashab-ı kehf ve ashab-ı rakîm’i mi bizim ibret verici delillerimizden sandın? (“kehf” mağara ve dağların içindeki dehliz demektir. “rakîm” ise âyette söz konusu edilen mağaraya konulan kitabedir. bazı bilginlere göre rakîm, mağaraya sığınan gençlerin mensub olduğu köyün veya kentin adıdır. rakîm, yüksek dağ ve tepe anlamına da gelmektedir. bu âyette; allah’ın, hayret uyandıran delillerinin “ashab-ı kehf”ten ibaret olmadığına, sürekli olarak gerçekleştikleri için, sıradan işlermiş gibi algılanan sayısız olayların da birer ilahi kudret göstergesi olduklarına dikkat çekilmektedir.)

10. hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, “ey rabbimiz! bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır” demişlerdi.

11. bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık. (onları uyuttuk)

12. sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim.

13. biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: şüphesiz onlar rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. biz de onların hidayetlerini artırmıştık.(ashab-ı kehf kıssasının bizans imparatoru decuis’in (dekyanus’un) devrine ait olduğu rivayet edilmektedir.)

14,15. kalkıp da, “rabbimiz, göklerin ve yerin rabbidir. ondan başkasına asla ilah demeyiz. yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemiş oluruz. şunlar, şu kavmimiz, ondan başka tanrılar edindiler. onlar hakkında açık bir delil getirselerdi ya! artık kim allah’a karşı yalan uydurandan daha zalimdir?” dediklerinde onların kalplerine kuvvet vermiştik.

16. (içlerinden biri şöyle dedi:) “madem ki onlardan ve allah’tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o halde mağaraya çekilin ki, rabbiniz size rahmetini yaysın ve içinde bulunduğunuz durumda yararlanacağınız şeyler hazırlasın.” (ashab-ı kehf, bu konuşmadan sonra uykuya dalmışlardır. bundan sonraki âyetler onların uykudaki hallerini tasvir etmektedir.)


17. (orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. bu, allah’ın mucizelerindendir. allah kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.

18. uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırsın. biz onları sağa sola çeviriyorduk. köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta idi.) onları görseydin, mutlaka onlardan yüz çevirip kaçardın ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardı.

19. böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. içlerinden biri: “ne kadar kaldınız”? dedi. (bir kısmı) “bir gün, ya da bir günden az”, dediler. (diğerleri de) şöyle dediler: “ne kadar kaldığınızı rabbiniz daha iyi bilir. şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin.”

20. “çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. o zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.”

21. böylece biz, (insanları) onların halinden haberdar ettik ki, allah’ın va’dinin hak olduğunu ve kıyametin gerçekleşmesinde de hiçbir şüphe olmadığını bilsinler. hani onlar (olayın mucizevi tarafını ve asıl hikmetini bırakmışlar da) aralarında onların durumunu tartışıyorlardı. (bazıları), “onların üstüne bir bina yapın, rableri onların halini daha iyi bilir” dediler. duruma hakim olanlar ise, “üzerlerine mutlaka bir mescit yapacağız” dediler.

25. onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. buna dokuz daha eklediler.

26. de ki: “kaldıkları süreyi allah daha iyi bilir. göklerin ve yerin gaybını bilmek o’na aittir. o ne güzel görür, o ne güzel işitir! onların, ondan başka hiçbir dostu da yoktur. o hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez.”
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
abartma tozu
sekizinci fert olarak aralarına katılmak istediğim grup. ikiyüzyıl uyuyabilmek kulağa hoş geliyor
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
marsellus wallace
isimleri:

debernuş, şazenuş, kefeştetayyuş, mernuş, mekseline, meslina, yemliha'dır**.

bir de mağarada, sekizinci vatandaş, köpekleri; kıtmir uyumuştur.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
stairway to heaven
eğlenceli bir yılmaz erdoğan şiiridir, insanın yüzünde yoktan bir gülümseme yaratan.


biraz kekredir derler buranın suyu
beşe beş dayanakları vardır duvarlarının
çünkü toprak kayar uyku zamanı
taş yerinde değil düşerken ağırdır asıl ki ağrı'da dipsiz kuyular,
yedi uyuyanlar mağarada
telefon sesini duyarlar da üşenirler açmaya
yedi uyuyormuş gibi yapanlar
mağarada

pamuk prenses çözmüş sorununu üvey annesiyle
ayna fişteklemiyor* güzellik meselesini

- ayna ayna! söyle bana, benden güzeli var mı dünyada?
- valla pamuk prenses var ama onun da yatağı kötü diyorlar.

kendini cüce zannedemiyor
uyuyor çünkü yedi andavallılar

e biraz kekredir derler buranın masalları
prens geliyor gerçi öpemiyor fakat
uyku kokan ağızları

ve aradan yıllar yıllar geçiyor
derken uyanıyor yedi'den biri
hassiktir diyor
'amma uyumuşum be'
çıkıyor kahvaltılık bişeyler almaya
dönmüyor fakat

ve derler ki altı keriz uyumaktadır hala
ege'de
turistik bir mağarada
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
papazzz
rivayetlere göre uyudukları mağara tarsusun 15 km. dışında bir yerdedir. yedi uyurlar adıyla da anılırlar. roma hükümdarlarından dimityanus veya dokyanus döneminde yaşandığı düşünülmektedir.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
mutluçokmutlu
selçukta bulunan gidilesi olmayan bir yerdir.

girişinde 7 uyuyanlar der ama hiç birşey göremezsiniz.yani uyudukları mağara bile öylesine bir oyuktan oluşmuştur.şüphelerim oranaın 7 uyuyanlar olmadı konusunda devam etmektedir.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
1
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın