yemekteyiz

2 /
john locke john locke
ilk haftadan sonra türkiye için miadını doldurmuş yarışmadır maalesef. çünkü ödülü kazanmak için yarışmanın açıkları yakalanmış, muhtemel rakipler fazla puan alamasın diye 1 (bir) puan basılmış, ilk haftadaki o kibarlık gitmiş, yerine birbirini çemkirme yarışı başlamıştır.
baschar baschar
- ama bunun tuzu çok
- aa bunun da ökse otu az gelmiş
- bunun süslemesini beğenmedim, hiç origamik değil
- yavan
- çok sulu
- kokusunda davet yok!


+ arkadaşlara nacizane tavsiyem bok yemeleri.
arapbebek arapbebek
her anı kurmaca, yapmacık, suni, itici bir garip yarışmadır. hayır, konu fena değil. hakikaten güzel bir yarışma yaratılabilirdi bu konuda. tercih kurmaca üzerine demek ki.
meramise meramise
her insanın mutfağı kendince hijyeniktir. herkes kendi yaptığı yemeği daha bir içine sinerek yer. bunlar genel doğrular.

temizlik hastası değilimdir ama özellikle yemek hususunda, gerek yemeğin yapım aşaması ve gerek sofradaki kişilerin davranışları açısından genel bir takım kurallara uylmasını da nezaket icabı olsun isterim.

şimdi, bakıyorum bu programa, kadın yemek yaparken pişip pişmediğine bakmak için (ki hepimiz bakarız buna) bir kaşık alıyor çekmeceden. güzel. temiz kaşığı daldırıyor yemeğe, alıyor biraz, kaşığı ağzına götürüp tadına bakıyor. burya kadar herşey yolunda. e sonra? sonra kadın o kaşığı içinde kalanları yemeğin içine silkeleyerek tencereye daldırıyor, bir güzel karıştırıyor ve kaşığı kenara aldıktan sonra bir sonraki işine geçiyor.

biri yeri sildiği bezle masayı da siliyor; öteki masaya getirdiği salatayı beş parmağını içine daldırarak karıştırıyor. beriki parmağına bulaşan bir şeyi yalayıp aynı parmakla yemek yapmaya devam ediyor.

bilmem kaç bölüm önce, salatanın içindeki servis kaşığıyla salatanın suyunu içip o kaşığı tekrar eski yerine koyan adamdan bahsetmiyorum bile.

yani tamam, hepimiz bazen bu tip şeyleri dalgınlıkla da olsa yapabiliriz. ama bir insan bunu alışkanlık haline getirmemişse eğer, hele de dibinde bir mikrofonla bir kamera varken, asla ama asla böyle şeyleri yapmaz. yahu mübarek, diyelim normal hayatında böyle yemek yapıyorsun sen, bari şu tv hürmetine, seyreden bir sürü insanın hatrına, olmadı senin evinde yemek yemiş ya da yiyecek olan insanlar aşkına şu bir kaç dakikalık program dahilinde yapma. hayır bu adamlar yüzünden artık kimse kendi yaptığı yemekten başka bir yemek yiyemez olacak, ondan korkuyorum.

bir de şunu merak ediyorum: bu yarışmaya katılan şahıslar acaba kendi evlerinde ne yiyorlar? her bir şeye bir kulp. nimettir o. ne kadar ayıp!

madem sinir oluyorsun, niye seyrediyorsun diyebilirsiniz; bir de ben anlasam niye seyrettiğimi.
delicaponcadı delicaponcadı
favori yarışmacımın ümit olduğu yarışmadır. böylesi kalender bir adam daha görmedim. hazır çorbayı yutturucam onlar da yorum yapıcaklar çok eğlenicem nihohoh modunda bir adam. bayıldım yahu! baktı yemek yapamadı, koydu zeytini zeytinyağını, ekmeği bandır bandır ye ooh miis! fragmanlarında gördüm ayşen hanım aa bu ne be yemek yok bir şey yok diye çemkirecek. zaten geceden önce çekilen görüntülerde ay çok açım diyordu, açlıktan çemkirecek sanırım. yahu ne çemkiriyorsun fena mı adam batmış zaten ver 1 puanı! biz neden yaptık o kadar diyor. yarışma işte o böyle yarıştı sen öyle. daha iyi o diğer huysuz yarışmacılar vermez puan muan zaten.

adamımsın ümit!
ceza aka keskinkılıç ceza aka keskinkılıç
bu ömercan mıdır nedir
işte o zottiriğin olduğu programın finalini izledim
adam 70 milyona kamera önünde
-birinci olacağımı biliyordum
-gördüm ki hiç biri yemek yapmayı bilmiyor
-yarından itibaren hiçbiri ile görüşmeyi düşünmüyorum diyebilecek kadar bir adam(gerisini siz düşünün)

ve diğer yarışanlar da kesin duymuştur bunu
halbuki ev sahibi ne kadar uğraştı o yemekler için
sempatik de adamdı

ömercan hopçiği de her yemeğe bok attı ama löpür löpür götürdü yemekleri
yürü be alpaslan gönüllerin birincisi sensin

bu arada : armağan sen de çok güzelsin..

bir daha : delicapon sağol
mer mer
fragmanlarında gördüğüm kadarıyla ümitin son gün kayışları kopartıp coştuğu bi program olmuş en son ayşen hanımın blöfünü görüp lütfen kalkın demesi ile sempatimi kazanmıştır
mnemosyne mnemosyne
amacın yemek yapmak değil kulis yapmak olduğu,en yelloz olanın kazandığı,bu sırada da izleyen bünyede bi halt beğenmeyen yarışmacının kafasına tahta kepçeyle vurma isteği yaratan yarışma..
yararı da yok değil,tüm bunları izler ve bir yandan da düşünürken,haber bültenlerine bağırıp çağırıp memleketi kurtarmış kadar rahatlanabiliyor..
yarışmacılar da kahvaltıda havyar yiyenlerden seçilmiş olacak,yok ben somon sevmem,vay efendim çikolatayı ağzıma koymam,tortellini'nin sosu olmamış gibi eleştirilerle beni benden almaya devam etmektedirler..
(bkz: hastasıyım)*
chocolattes chocolattes
bütün ev hanımlarının "ah bi ben katılsaydım ne yemekler döktürürdüm" manalarında imrendiğini duyduğum, ama şahsi olarak katılmanın tek amacının boş ve gereksiz konuşan şu tiplerin ağzına iki tane patlatmak olduğu yeni taklitçi türk yarışması
fantastik karakter fantastik karakter
nasıl bir görüşmeden sonra katılımcıların formata uygun derecede dedikoducu, yalancı, düzenbaz, adi, şerefsiz olduklarını anlayabiliyorlar çok merak ediyorum doğrusu. hayır hakaret etmiyorum. baya baya hile, hurda, dedikodu, üçkağıt yapıyorlar adamlar ve bundan da pek gocunmuyorlar.
luthien luthien
-ama böyle olursa kalkarım ben bu masadan
-lütfen kalkın
-kalkarım
-lütfen kalkın
-kalkarım
-lütfen kalkın
-kalkarım
ve gider bu böyle
2 /