yemekteyiz

61 /
maximus maximus
severek izlediğim program. yeni formatına henüz ısınamadım. sunucu onur büyüktopçu iyi niyetli biri olsa bile enerjisi çok düşük, espri hemen hemen hiç yapmıyor ve yemek yapma işinden anlamıyor. ben programı dış ses tarkan koç'un yorumları ve esprileri için izliyordum, şimdi sunuculu halinde epey azalmış. yalnız sunucunun puan vermesini iyi düşünmüşler, bazı yarışmacılar kazanma hırsıyla herkese en düşük puanı veriyorlardı, şimdi sunucunun puanları durumu dengeliyor, yalnız ağırlığının artması lazım, hala haksızlıklar oluyor.
a good day to die a good day to die
vay arkadaş...
tamam herşey kurmaca, herkes oyuncu falan da bu kadar acemisini seçmeyin bari. demin masa kenarında oturan 2 kişi kamera arkasına bakıp söyleyecekleri lafları öğrenince konuşmaya başladılar. geçen gün de aynı şey oldu.
maximus maximus
katılan yarışmacıların anlamsız bir şekilde evlerindeki her şeyi sahiplendikleri yarışma. pilavım, suböreğim, mutfağım, marketim, biberim, patlıcanım, benim, benimmmm hep benimmmmm..
bugecedeuykuyok bugecedeuykuyok
illa ki her hafta 2 kişilik erkek yarışmacı kontenjanının birisini; en itici, en zırıl, mesleği belirttiği kadar şov dünyasıyla alakalı olmasa da kendini bir şeymiş gibi göstermek uğruna şovun en büyüğünü sergileyen bir gay elemana ayıran yemektemiyiz yoksa nimete küfürdemiyiz diye amacı belli olmayan program.
hele o sunucu olan kişinin "ben müsadenizle masadan ayrılıyorum siz yiyin birbirinizi" dediği bir bölüm var o da o ara gittiği evin mutfağında yok o bunu dedi yok bu bunu niye dedi ki gibi yangına benzinle gittiği anların seyrine doyum olmuyor.
dünyaca kabul görmüş bütün tv formatlarının bizim türk usulü canına okuduğumuz örneklerden birisi.
kibarmortis kibarmortis
milletin testere gibi yediği sonra da "ay bok gibi olmuş resmen puanım sıfııaaar" diyen tiplerin bulunduğu saçma oluşum.aynı zamanda banane yemekteysen yani. iyi afiyet olsun ne diyeyim.
the red queen the red queen
bugün birinci yaptıkları absürd insan nedeniyle aramızdaki sado mazo ilişkiyi bitirdim. zaten eğlendirmiyordu. yemek programı severim de bu yemek programı olmaktan çıkmış, 5 şirreti bir araya getiren reality show olmuş. psikiyatristler seyretsin artık. yarışmacıların hepsi klinik vak'a.
skipper skipper
şimdi efenim, programın formatı artık kafamda oturdu. 4 tane sap seçiyorlar, bu 4 tane sapın içerisinde muhakkak bir adet kıl kuyruk oluyor. bu kıl kuyruk-lar, istisnasız her bölüm pislik yapıyor. mantar çorbası geliyor herifin önüne, yarışmacı diyor ki mantarların rengi bozulmasın diye atmadım, istiyorsanız karabiber masada atabilirsiniz. kıl kuyruk ise: ben kabul etmiyorum, atmam...ben içinde seviyorum. niye? karabiber, mantarı marine mi ediyor? sikik! yemeyeceksen kalk siktir git!
61 /