yeni biri ile tanışmak

5 /
sol gözü sola dönmeyen adam sol gözü sola dönmeyen adam
anlaşmadan, tesadüfen yapılan bir şey olduğunda hayatta belki de en sevdiğim şeylerdendir çünkü insanların en samimi anlarını hep o anlarda görürüm. ben buna bayılıyorum. (maalesef ki çok da sık olabilen bir şey değil bu.) ilk seferden sonra insanlar birbirlerine birbirlerini tanıyormuş gibi davrandıkları için de çok fazla şey kaybederler. bir ilişkinin tanımı ne olursa olsun bu mürekkepten biraz tatması onun çürümesine sebebiyet veriyor. ben, kendini farklı yerlerde, farklı zamanlarda yeniden tanıyan biri olarak başkasını tamamen tanımanın imkansızlığını bildiğimden olabildiğince henüz tanışmışız gibi davranıyorum belirli konularda tüm sevdiklerime veya sevebileceklerime. bunun alevi beni hayatta inanılmaz canlı tutuyor. sevginin de değerini ancak bunu başarabilen insanların bilebileceğini düşünüyorum. ne birinin kötülüğüne şaşırıyor ne de her defasında bir güzelliğin hayretine düşmekten alıkoyuyorum kendimi böylece. insanların onlara tıpkı ilk gündeki gibi yaklaştığım yanlarından bana yaklaşacaklarını umut ederek yaşıyorum ve yaşayacağım. bununla kör olmak istiyor gözlerim ölene kadar.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
''artık yeni insanlar sevmekte güçlük çektiğin yaşlara geldiğinde, daha az müşkülpesent ve muhtemelen daha cesur olduğun yaşlarında bir yolunu bulup çok sevmeyi başardığın birini havaalanına bıraktıktan sonra, o dev ayrılık makinesinin kapısından çıkıp birkaç saat önce birlikte geçtiğiniz yollardan, bu defa tek başına elin kolun bomboş dönerken kuru ekmek gibi ufalanıyordu için.''

nohut oda / melisa kesmez
platonun ütopyası platonun ütopyası
düzenli olarak yaptığım olay. benim için iş gibi artık o yüzden fazla kasmıyorum. isteyen kalıyor istemeyeni de bir daha görmüyorum.

mesela antalya zirvesine çeşitli sözlüklerden katılan 65 kişi var. dönüşü de yok artık çünkü yol ve konaklama ücretleri de tahsil edildi. ve ben katılımcılardan sadece 15 tanesini tanıyorum.
ravenhow ravenhow
etraflıca düşününce neredeyse 5 senedir kimseyle tanışmadığımı görüyorum. internette bir iki defa birileriyle muhabbetim oldu ama oldukça yüzeysel kaldı. lise bittikten sonra bu durumun farkına varmam hayli zaman aldı. çünkü liseden sonra da lise arkadaşlarımla görüşüyordum. fakat hepimiz üniversite okumaya başladığımızda muhabbetlerimiz doğal olarak azaldı. hepsinin yeni bir çevresi vardı. her gün el ele, göz göze olunan yeni arkadaşlar elbette daha cazip geliyordu, doğal olarak benimle konuşmayı azalttılar. fakat benim tanışabildiğim kimse yoktu. arkadaşlarım sessizleşmiyor, sadece sesini başka tarafa yöneltiyordu; ben tam aksine, sessizleşiyordum. lise çağındaki bir ergen olsam toplumun beni anlamadığını, farklı olduğumu düşünürdüm. ama farkındayım ki ben toplumu anlamıyorum. nasıl tanıştıklarını bile anlamıyorum, nasıl konuştuklarını, nasıl birbiriyle ilişki kurduklarını anlamıyorum. bir odada herkes wifi şifresini biliyormuş da bir tek ben bilmiyormuşum gibi.

bu neden böyle oldu tamamen anlayamıyorum, sadece belli başlı parçalarını anlamlandırabiliyorum. henüz bütün parçaları birleştiremedim. net olarak gördüğüm tek şey okulu arkadaş bile edinemeden bitirecek olmam. insanlar üniversite hayatlarını anlatırken arkadaşlarıyla yaptıklarından, etkinliklerden, konserlerden, festivallerden, kulüplerden bahsediyorlar. hayret ediyorum bu halime.

tabii bunları böyle yazıyorum diye çok da üzgün olduğumu düşünmeyin. kendi içimde, kendime doğru yaşamayı kanıksamış haldeyim. sadece bazen bu wifi şifresini bilenler gözüme takılıyor, o zamanlar biraz içim buruluyor. bir keresinde bu meseleye gerçekten üzülmüştüm ama. kız kardeşim bambaşka bir konuda şaka yaparken "okuldan sonra arkadaşlarınla takılmaz mısın sen?" gibi bir şey söylemişti. ben de takılıyorum gibi bir cevapla geçiştirmiştim. kız kardeşler abilerini güçlü görmek isterler. hiç arkadaşım yok deyip de kardeşime aptal gibi görünmek istememiştim. tanışamamak meselesine de ilk kez o gün fazlaca üzülmüştüm.

son bir not düşmek istiyorum. bu yeni birisi ile tanışmak konusunu arkadaşlık ekseninde ele aldım. bu haliyle daha duygusal ilişkileri de kapsadığını düşünüyorum. herhangi bir albenim olmadığı için biriyle doğrudan duygusal ilişki amacıyla tanışma ihtimalim yok. önce arkadaşlık için tanışmam gerek. bunu da yukarıda açıkladım zaten.
evk evk
epeyden kaçındığım eylem.

yeni biriyle tanışma aşaması en kolay girişim diye nitelerim, genellikle bu işin zor pardı onu aylatma.
5 /