yılbaşında noel ağacı kuran aile tipi

1 /
blackslimbright blackslimbright
geçen asansörde denk geldi birisi. çocuk babasına soruyor "baba ağacımızı ne zaman kuracağız" babası da bir gözü telefonda yarım ağız cevap veriyor, "daha var oğlum vs vs..."

tanım:sikimsonik, kültüründen bağımsız ve bencil bir amerikan çocuğu yetiştiren ailedir.

edit: ilk fırsatta kapağı isveçe, kanadaya atma hayaliyle yanıp tutuşan modern dünya vatandaşları eksiliyor. o çocuğun ülke, milliyet ve millet bilinci taşımayacağına ve ilk fırsatta bu ülkeyi akp gibilerinin eline teslim edip bencilce isveçe kaçacağına eminim. tıpkı sizin yapmak istediğiniz gibi.

atatürk çok cool, hoo tam bir dünya lideri diyerek gençliğe hitabesinden habersiz kendini yurtdışına atmaya çalışan riyakar vatansızlar.
6
a me lee a me lee
ablam, eniştem ve iki çocuklarından oluşan ailesi her sene kurar. ışıklı toplar falan filan. hatta çocuklara aldıkları hediyeleri ağacın altına koyarlar. geçen sene ben de koymuştum.

eniştem alevi ve doğulu. biz iç anadolu. kültüründen bağımsız bir taraflarını görmedim ikisinin de. çocukları da hiç bencil amerikan saçmalığına dahil değil. bir kere zaten bencil amerikan çocuğu ne embesil herif?

senin kültür anlayışın ne onu da bir söyle. birisi 4 birisi 11 yaşında çocukların. ikisi de gayet efendi ve düzgün. noel ağacı süsleyince nasıl insanlar olunuyor ben bilemedim.

lakin bu yobazlıktan geberecek olan beynini siktiğim beyinsiz salakları, ne ağaç süslemeyle ne de dini bayramlarda yaptıkları ile insan olamayacak orası aşikar.


iki gram beyniniz var ya da yok. onu da böyle hristiyan gelenekleri bilmem ne gibi şeyler ile harcıyorsunuz.
jean paul marat jean paul marat
her sene kasım sonunda noel ağacı alıp süslüyorum. bugüne kadar "birader sen hristiyan değilsin, ne ayaksın?" diye soran olmadı. sorarsa horus'un doğum gününü kutladığımızı söyleyeceğim. neticede onun doğum günü de isa'nınkiyle aynı.
tarçınlı havuç tarçınlı havuç
o günah, bu caiz değil, bu yakar, şu cehenneme götürür diye diye, insanları yargılaya yargılaya dinden de insanlıktan da soğutuyorsunuz ya. ne olmuş insanlar başka kültürlerin keyifli geleneklerini uygulamak istiyorsa? yahu bir insanın başkalarını rahatsız etmeden, kendini mutlu eden bir şeyler yapması size neden bu kadar dokunuyor? özenti damgasını yapıştırmadan içiniz rahat etmiyor mu? her şeyi layıkıyla yapan sizsiniz de bir yılbaşı ağacı süsledi diye insanlar kötü mü oldu? bırakın bu işleri ya.

farkında mısınız arkadaşlar? nerede kul hakkı yenmesine zerre sesi çıkmayan, çalma çırpmaya göz yuman, şereften, namustan yoksun kalmış insan varsa dini açıdan ya da toplumsal açıdan insanları yargılama gücünü görüyor kendinde. bırak kardeşim, sana bir zararı var mı? yok. birinin özgürlüğünü kısıtlıyor mu? hayır. bırak insanlar biraz keyiflensin, sana neden bu kadar dert oluyor?

dini açıdan da söylüyorum, yılbaşında ağaç almak, süslemek ile benim dinim zayıflayacaksa, zedelenecekse vay benim halime zaten. siz böyle görünüşü, maddi şeyleri yargılayarak iyice şeytana dönüşüyorsunuz haberiniz yok.
hanci hanci
her çocuk ister renkli ışıklı vs. bi ağaç olsun böyle bi günde evinde. kapitalist düzen her yerde bunu empoze ediyor zaten, önüne geçemezsin. avmlerde, tv reklamlarında, filmlerde, dizilerde... kısacası her yerde bunu gören 11-12 yaşındaki çocuğa," evladım bak bunlar bizim aile yapımıza ters şeyler, islam dininde böyle kutlamalar yok" dersen çocuk bu sefer der ki; ne biçim din bu yahu, yabancı çocuklar ne güzel gülüyo eğleniyo, noel baba hediye getiriyo vs. der. böle saçma din mi olur şu bu şeklinde düşüncelere de girer. bu sefer dinimizi! güzel yaşasın diye nasihat ettiğin çocuk, senin öğrettiğin şekildeki dinini senden daha fazla sorgulamaya başlar. öyle yapınca da dersin ki, "dinini sorgulayan dinden çıkar". bu şekilde de saçma sapan bi dine inanmak zorunda bırakılan bi çocuk yetiştirirsin. o da kendinden daha saçma din bilgisine sahip bir nesil... bu böyle uzar gider.
7 yaşımda ailem beni noel baba kilisesine götürdü. asla da onlara camiye gitmeyelim, kilise daha güzelmiş. hz.muhammed'e inanmayalım, isa daha eğlenceli, daha kafa bi adammış demedim. nasıl ki noel baba kilisesine gitmek beni dinden çıkarmadıysa, evinize noel ağacı koymanızın da çocuklarınızı mutlu etmek dışında herhangi bir etkisi olacağını sanmıyorum.(bu arada kilisesenin anlamını bu olaydan yıllar sonra öğrendiğimi de belirtmek isterim)
kısacası, ufak da olsa bi ağaç alın ve çocuğunuzun onu süslemesine izin verin. merak etmeyin, bu, çocuğunuzu dinden çıkarmaz. azılı bi hristiyan yapmaz. çocuklarınıza bunların yerine, kötü alışkanlıklara sahip olmanın zararlarını, insanlara faydalı bir birey olmanın verdiği huzuru, milletin malına göz dikmemeyi, elindekilerle yetinmesini bilmeyi öğretin.
fark ettim fark ettim
anlamıyorum ki isa sanki başka bir dinin peygamberi. he sorun ağaç ise ve o figür put olarak görülüyorsa bir şey diyemem. üstelik sağa sola köprü, yol yapacağız diye kesmedik ağaç bırakmadık. bence onları yılbaşı ağacı diye ihraç edebilirdik.
aspie aspie
yanlış kutlama yapan ailedir.
şu anki noel ağacı teması aralık ayı başında noel için kurulur ki temeli şamanizme kadar gider. türklerdeki uygulamasına bakmak isteyenler "nardugan" kavramını araştırabilirler. dünyaya yayılımını da incelemek isteyenler aynı kelime üzerinden araştırmalarını sürdürebilirler. bizde ise özentilikten yılbaşında kurulur adına da noel ağacı ya da yılbaşı ağacı denir. başka bir kavram üzerinden kutlanacaksa eyvallah ama evet müslüman isen, şu an dünyadaki uygulamasının adı noel ağacı olan bir kavramı alıp birebir uygulayıp da "ben yılbaşı ağacı kurdum." demek saçma olur. "noel ağacı kurdum." demek daha da saçma olur.
sonuca gelir isek ne yapmak isteniyorsa yapılabilir lakin doğru kavramlar üzerinden.
deep thinker deep thinker
parasız pulsuz karnı aç ve artı değer üretemeyen, sorun çözemeyen, etrafına faydalı olacak şekilde çalışamayan, kolaylık ve ilerleme sağlayan yenilikler oluşturamayan insanlar ve bu insanların çoğunlukta olduğu toplumlar, salt kendi kapasiteleri ile üretemedikleri için tatmin olma, işe yaradığını hissetme, potansiyelini kullandığını düşünme duygularından yoksundurlar.

bu yoksunluğu kendilerinden bağımsız olan -ve bence övünmeye haklarının olmadığı- toplumsal geçmiş ve kültür ile, hayati ve hatta öldüresiye fanatik bir ilişki kurarak bastırırlar. başka kültüre sempati besleyenleri hainlikle düşmanlıkla yalakalıkla suçlarlar. tehdit eder, dükkanını basar taciz eder, kırar döker, döverler.

(bkz: tophane)
(bkz: radiohead)
(bkz: black friday)

görece insan olanları da sözle yazıyla eleştirir ama kafalar az çok birbirine yakındır.

çalışan üreten muhtaç olmayan insanın tatmin kaynakları kendindedir. kültür ürünü olarak da hangisini beğenirse onu alır. kim reklamını daha güzel yaptıysa kendini daha çok sevdirdiyse.

illa ki politik olarak milliyetçi ülkeci olunacaksa, karnı daha çok doyuracak, refahı yükseltecek yollarda çok geride olduğumuzu, teknolojiyi otomotivi bilişimi silahı ilacı know how'ı üreten değil satın alan konumda olduğumuzu görmek daha isabetli olacaktır.
smokinsiz penguen smokinsiz penguen
hıristiyandır, yanacaktır, yılbaşı kutluyordur, mekkenin fethini kutlamalıdır, allaha inancı yoktur, içki içer, gavur bayramıdır, hav hav...

sanane ne orospu çocuğu sanane adamlar uzaya çıkıyor, bilim yapıyor, çalışıp oğlunu mutlu etmek heves gidermek istiyor. sen de sigara içiyorsun biz sana özenti diyor muyuz? sanane.

(bkz:derdini sikeyim )
1 /