yıldız tilbe

2 /
gülümsün gülümsün
garip bir şekilde insanları kendine çekmeyi başarabilen kadın. ilk görüşte itici, şarlatan gibi gözükse de, şarkılarını söyleyince alıp götürüyor insanı. onun tarzı bu galiba, deli gibi gözükerek adamakıllı sözlerle insanların yüreklerine dokunabilmek.
televizyon makinasındaki performansıyla beni büyülemiştir. özellikle el adamını çıplak sesiyle söylerken. şaskının bir yerinde gönlüm isterse gelirim diyecek kadar asi. "bir ucu sen paslı makasın bir ucu bendim" diyecek kadar da tutkulu. hem acı hem tatlı, bitter çikolata gibi. duyguların şahlanışına bak diyor insan ister istemez. bas bas bağırıyor kadın;" nota bilmem, benim duygularım var"; iyi ki duyguların var yıldız.
sözün özü, arsız bir kadın bu yıldız, herkesin hissettiği tüm mahrem duyguları ortalık yerlerde bağıra çağıra söylüyor, iyi ki söylüyor.
benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
çok problemli bir çocukluk hayatı geçirdiğini hatta çocukken oldukça deli olduğunu,evden sık sık kaçtığını ve bu sebepten babasının onu eve bağladığını bununlada kalmayıp fena halde dövdüğünü söyleyen söz yazarı,şarkıcı.
marimermaid marimermaid
son birkaç albümüne kadar çok sevdiğim sanatçıdır.şimdilerde ne olduysa acele albüm yapma telaşına kapılıp kötü şarkılar yapmıştır.keşke bu sevdadan kurtulup yine dayan yüreğim,iki kadın bir adam,el adamı gibi dinlerken insanı başka yerlere götüren şarkılar yapsa dedirtendir.
nectar nectar
birisinin,karşısına geçip,ciddi ciddi dansının nasıl birşeye benzediğini anlatması,hatta bunu görüntülü örneklerle pekiştirerek kendisine dans ettiği bütün klipleri izletmesi gereken şarkıcı.nedense bende dansını hiç izlememiş kanısı uyandırmaktadır.
ice t ice t
kalitesinde ödün vermiş ve halk kahramanı olmuş, insanın içini acıtan bir sese ve mükemmel söz yazma yeteneğine sahip güzel insan.

doksanlı yollarda ilk olarak cem özer'in programında gördük kendisini. öyle bir ses çıkarıyoduki o küçücük bünyesinden. bazen sendeliyordu. dayanacak bir yer arıyordu. bizde ağzımız açık bakıyorduk bu nasıl bir ses diye. sezen aksu'nun elinden tutması, kalitesini ve büyük bir yetenek olduğunu kanıtlıyordu zaten. sonra albüm çıkardı ve biz yine bu sözleri neresinden çıkarıyor diye yine ağzımız açık gözümüz yaşlı onu dinledik. geceleri radyoların vazgeçilmez sesiydi. ilk dört albümünden sonra dinleyicileri yetmedi ona ve gözünü yükseklere dikti(yani halk sanatçısı olmaya). bunun içinde en uygun yer ibrahim tatlıses'in plak şirketiydi. ve beklenen patlamayı yaptı. daha basit sözler yazdı, daha kulağa yakın gelen melodiler yakaladı. kendisine saçma bir dans uydurdu ve bugüne kadar geldi. ama içimizdeki yıldızı öldüremedi. bize dört tane albüm bıraktı ve gitti.

bir programda kendi açıklamasına göre delikanlım şarkısını uzay heparı için yazmıştır. olay şöyle gelişmiştir: sezen aksu yıldız' evine çağırmıştır. uzay heparı' da sezen'le beraberdir. yıldız ve uzay sezen'in evde tanışmışlar birbirlerine aşık olmuşlardır. sezen' de olayı öğrenmiş ve yıldızı evden kovmuştur. ve böylece delikanlım ortaya çıkmıştır.

(bkz: birde şimdi dinleyin bakalım)
1
thedewil thedewil
ağzını yayarak şarkı söyleyen şarkıcı. ağzı şarkı söyleme teşebbüsü sonrası yamularak olduğundan 2 kat daha geniş hale gelmektedir. her dinlediğimde beni türkçeden bezdirebilen yegane şarkıcıdır kendisi. üstüne kimseyi tanımam.

şimdi yine gözümün önüne geldi. o ne biçim bir sestir yarabbi. evlerden uzak.
thedewil thedewil
tiki, ya da onun finansal altyapısı olmayanı, ciks tabir edilen kızlar vardır. "ben" diyemez, ağızlarını yayarak "baen" gibi ucubuk bir telaffuz yaparlar.

işte, yıldız tilbe'nin sesini duyduğum her an, bana bu "ağız yayarak konuşma" haltını hatırlıyor ve yeniden yaşattırıyor. gülgûn feyman'lara alışmış kulağım böyle bir işkenceye dayanamıyor, a clockwork orange'ın alex'i gibi camlardan pencerelerden atasım geliyor kendimi.
2 /