yılmaz erdoğan

1 /
nefertiti nefertiti
koyu beşiktaşlı olmasıyla da bilinen,son oynanan fenerbahçe-beşiktaş maçı öncesinde bjkli taraftarlarla oley oley çektikten sonra,maç sonlarına dogru fenerbahçe'nin galip gelmesi üzerine gene aynı taraftarların kendisine sosyete diye küfür etmesine anlam veremedigim sanatçı..
bettyboop bettyboop
kadınlar ve erkekler üzerine şu sözlerin sahibi sanılır ama değildir:
başından büyük bir aşk geçmemiş her kadın için bu bir eksikliktir;başından büyük bir aşk geçmiş her erkek için ise bu bir fazlalıktır.erkeğin hayatında belki bir aşka yer vardır. kadının ise aşkında belki bir hayata...erkekler deli gibi aşık olurlar, zamanla akıllanırlar. kadınlar ise akıllı gibi aşık olurlar, zamanla delirirler.aşk, kadını ve erkeği farklı etkiler. asik olan kadının gözünde baska hiçbir şeyin değeri kalmaz. aşık olan erkeğin gözünde ise her sey yeniden değerlenir. çünkü aşık kadın "nasıl olsa bitecek" sezgisi ile hareket eder.. aşık erkek ise "nasıl olsa sonsuza dek sürecek" yanılgısıyla...aşık kadınlar bu yüzden hep endişeli ve huzursuzdurlar; aşık erkekler ise melekler gibi dingin ve aptallar gibi bön.aşık olmak erkeğe yakışır. kadına asla. kadına yakışan sadece aşktır.aşksız bir erkek kendini kölesiz bir efendi gibi hisseder, aşksız bir kadın ise efendisiz bir köle. kadın ne ister? ne mi ister? hepsini ister. ve aynı anda.peki erkekler ne ister? hem sevgili karıları hem de haremleri olsun isterler. peki neden korkarlar? hem karısız hem de haremsiz kalmaktan korkarlar. kadın erkeğinin kendisine kul köle olmasını ister ;olunca da ondan nefret eder. erkek ise kadının kendisine köle olmasini istemez; olunca da onu sever. bir erkek kadından bıktığı için onu terk eder; bir kadın ise erkeğinden sıkıldığı için. arada çok önemli bir fark var. bir erkek doyduğu için kadınından bıkar. bir kadın ise doyamadığı için erkeğinden sıkılır. erkek kadının fiziksel görüntüsüyle; kadın ise erkeğin şehvetiyle tahrik olur. onun için kadınlar karşılarındakini anlarlar; erkekler ise sadece görünen dünyayı. kadın terk edildiği ve aldatıldığı zamanlarda, bir de bosanırken hiç tereddüt etmez. kararlı, şuurlu ve son derece akıllı biçimde bütün strateji ve nokta hücumu taktikleriyle delirir. delilik, kadınların aklıdır. ve sadece bu özellikleri bile, onların erkeklerden daha üstün kabul edilmeleri için yeterli bir sebeptir. kadınlar, sezgileriyle her şeyi bilirler. erkekler ise akıllarıyla hiçbir şeyi bilemezler. kadınlar her şeyi görürler. göremediklerini duyarlar. duyamadıklarını ise sezerler. dişilik yalnız algı kapılarını değil, bütün telepati, sezgi, altıncı his ve üçüncü göz kapılarını açan lsd, mescaline, psilosibin kadar güçlü bir iksirdir.kadınlarin sezgileri o kadar olağanüstüdür ki, onları erkeklerden çok daha üstün saymamak için hiçbir neden yok. sezgi de neymiş mi dediniz? aklın eli, kolu, gözü, kulağı ve burnudur. aklın dürbünü, pusulası ve radarıdır. şahini ve tazısıdır. kapanı, tuzağı ve oltasıdır. sezgi en kurnaz avcıdır. sezgi olmasa ne bilim ne felsefe ne sanat olurdu. akıl mı? akıl sezginin uşağıdır. o kadar.. sezgileri yerine bilgileri ile hareket eden bilgiç kadınlar kadar itici yaratıklar düşünemem. akıllıları ve kültürlüleri ise itici değillerdir ama sıkıcı olurlar çoğu zaman. kadına en çok yarayan ne akıl, ne bilgi, ne de kültürdür. ince ve şuh bir zekadır...

edit: internette sıkça dolaşan bu sözler maalesef birçok sitede ve maillerde yılmaz erdoğan'ın olarak geçer. ancak asıl sahibi emre yılmaz'dır ve şeytanın fısıldadıkları kitabında bulunur. ben de yanlış bilenlerdendim, düzeltme için gelmezsen önemli değil gelsen önemli olurdu ya teşekkür ederim.
zoe zoe
bir demet tiyatro da mükremin le sevmiştik, sonra cebimdeki kelimelerle çıktı karşımıza alkışladık, sonra 'bir ülkeden bir iç ülkeye' dedi helal olsun dedik, sonra senarist ve yönetmen koltuğuna oturdu ve bize doğduğu, büyüdüğü toprakları anlattı severek izledik bikere daha ayakta alkışladık...sonra birden çark etti...iç ülkelerin mimarıyla rakı sofralarında buluştu, hala herkesin içinde kanayan bir yara olan 12 eylülü para icin kullandı, yetmedi ahkam kesmeye başladı filmi (vizontele tuuba) çok izlenmişti )ki sırf ilki icin izlenmişti ayrıca ilkinin rekorunu geçememişti) ve bu nedenle istanbul film festivalinde ödül almalıydı üstelik uluslararası yarışmalıydı!! eeee beeee güzelim bir filme çok izlendi die ödül vermek aptallığın daniskası olmaz mı? hak hukuk tan bahseden sen yılmaz erdoğan söle hele bu içinde sanat olan filmlere haksızlık olmaz mı? o zaman bende 'american pie'a oscar verilmesini istiom hem o yılmazın filminden çok izlendi ne die 'the fog of war' a ödül verirlerki dimi yılmazcım???

haaa bide zatı muhterem şöle bi cümleyi kurma gafletinde bulunmuş 'bizim filmimiz onlarınkinden çok izlendi' demiş eee beeee güzelim sen hangi akla hizmet gösterime girmemiş bi filmle gosterime girmiş bi filmin seyirci sayısını kıyaslarsın? anladık konuyla uzaktan yakından alakan yok ilgilenmion tek istediğin bi ödül ama bukadar da olmaz ki...keşke hep mükremin abi olarak kalsaydın, arada birde cebindeki kelimeleri bizimle paylaşsaydın bide üstüne bi iki şiir okusaydın nolurdu beee hep öle kalsaydın da götün kalkmasaydı...çokmu şey istedik senden?

seni çetin altan la uğurluom yılmazcım enseyi karartma!!!
1 /