yolculuk

8 /
2691 2691
hani derler ya bakkala diye çıkıp dönmeyesim var öyle bir yolculuk istiyorum, uzaklara gittikçe unutulurmuş gbi dertler...
starshipp starshipp
şehirler geride kalır. ifadeler ise orada kalmazlar. yeni yeni insanlar… farklı farklı öykülerin yanından geçerim. ve hepsi bir iz bırakır içimde. en çok sevdiğim şehre ayaklarımı bastığımda, toprağı ve havayı hissetmek, beni kendime getirir. ama o görüntüler gitmemiştir.o gülümsemeler içimde uyanır.
geçmiş zaman yolcusu geçmiş zaman yolcusu
"gemi gidiş simgesi olabilir, ama daha derin biçimde kapalılığın şifresidir. gemi sevgisi her zaman kusursuz bir biçimde kapanma, el altında olabildiğince çok sayıda nesne bulundurma, kesinlikle sınırlı bir mekan kullanma sevincidir: gemileri sevmek, sonu belli olmayan büyük yolculukları değil , dönülmez biçimde kapalılığıyla aşırı evi sevmektir her şeyden önce: gemi bir ulaşım aracı olmadan önce bir yerleşim olgusudur. jules verne'in bütün gemileri kusursuz 'ev ortamları'dır. gezilerinin uzunluğu kapalılıklarının mutluluğunu, iç insanlığının kusursuzluğunu daha da artırır."*
geçmiş zaman yolcusu geçmiş zaman yolcusu
"ne demeye yola düşer insan? katı görüntülerin, katı seslerin, katı dokunuşların güvencesini terk edip ne demeye yola koyulur? bir kitapta okumuştum: özgür olduğuna ikna etmek ister insan kendini. ondan bu telaşı... hep ondan bu sebepsiz kaçışları... görüntüler, sesler, dokunuşlar... hepsi insanı mahkûm eder. ayrıntılara mahkûm eder. kendinden çıkar insan. başkasına akar. bir kaba dolar, onun şeklini alır. onda var olur. bir parazit gibi yaşamaya alışır. yola çıkan kendine döner. yolculuk ayrıntıları siler. görüntüler, sesler, dokunuşlar... hepsi katılıklarını yitirip erir, bulanıklaşır; gasp edici, aldatıcı, büyüleyici kabukları kırılır. ama bir defa kendini dışarıya akıtmıştır; ne kadar kaçarsa kaçsın oradadır. içi kof bir balon gibi... görüntüden ibarettir. savunmasızdır. bir darbe yeter yok olması için. yolculuk bir kandırmacadır. yalnızca yapabildiğini görmek için yapmaktır."*
8 /