yolculukta arkada susmayan çocuk

1 /
devastating
''çocuklar bagajda gitsin lan'' dedirten çocuktur. veledini de al git diyesin gelir ebeveynine, ama o da aynı parayı ödedi dersin sonra kendi kendine. yapacak fazla birşey yok bu hususta, denk gelmemeye çalışın, otobüsü kalkma saatine 15 dk kala kontrol edin, eğer içeride çocuk varsa bileti iptal ettirip sonraki sefere aldırın filan. kelin ilacı olsa zaten..
soyokaze
sorun çocukta değil, onu yetiştirmekte(!) olan "dur çocuğum yapma, bak öndeki amcayı rahatsız ediyorsun" demekten bile aciz evebeynlerdedir

(bkz: bu film olmamış)
(bkz: çocuk olmuş mu)

şahsım adına konuşuyorum, çocukken otobüs yolculuğu sırasında hiç öndeki koltuğu tekmelediğimi ya da avazım çıktığı kadar bağırdığımı hatırlamıyorum. ha böyle şeylere yeltenseydim bile annem veya babam kafamı patlatırdı sanırsam. bilmiyorum öğretilmiş işte bir şekilde ya sessiz sakin pencereden bakacaksın ya da uyuyacaksın diye.
rkymia
şu an bozcaada turu dönüşündeyim ; başlıkta da belirtildiği gibi arkamda ve susmayan çocuk tipidir, kınama basına gelir derler ama bu kınanmayacak gibi değil, kunduz gibi götkarıştıran bir çocuk ve tahammül edilemez cinsten , düşman başına ..
bitse de gitseks
tam da arkamda olan çocuk. daha tren hareket etmeden başladı ve yol boyunca 1 dk susmadı. konuşma, bağırma, canı sıkılınca ağlama, eline aldığı her şeyi koltuğa vurma yetinemeyince ayaklarıyla tepinme gibi, yolculuk arka koltuk çoçuğunun görevi olan her şeyi gerçekleştirdi.
babanın umursamaz tavrı, annenin her yaramazlığında "bak trenci amcayı çağırırım sana çok kızar" demesiyle çocuğun daha da çıldırıp ağlamaya başlaması...
aynen böyle iletişim kurun işte çocuklarınızla! korkuyla tehditle sonra bu çocuk niye yaramaz?
çocuk dediğin, merakla etrafını izlerken uyur ne ara bu hale geldi bu veletler? neyse bundan sonra ki uzun yolculuklar için, passifloranlı şekerlerden alacağım yanıma, tabi ki kendim için değil.
k ı r ı n t ı
eskiden gürültü olduğu için rahatsız olurdum, şimdilerde çocuklar ağladıkça gürültünün yanında üzüntü de oluyor. kıyamıyorum, dayanamıyorum o yüzden daha sakin ve ılımlı yaklaşıyorum.
yıllar önce çirkefleştiğim doğrudur.
toy muhendis
özellikle toplu taşıma araçlarında sürekli karşılaşılan küçük çocuk ya da bebektir.

yetişkinler bile kalabalıktan bunalırken kendini dışarı zor atarken, ufaklık nasıl sessiz sakin otursun. hele bir de rahatsızlığı varsa ya da uykusu gelmişse ebeveynin ve çevredekilerin vay haline.

bir de çocuğun engelli olma ihtimaliyle çevredeki insanların çocuğa yönelttiği garip bakışları da büyük bir sorun teşkil etmektedir. hele çevredeki amcalardan biri otistik çocuğa "sus, çarparım bak" deme gafletinde bulunuyorsa. o an her ne kadar "engelli bireylere böyle yaklaşılmamalı" dense de duyulmaz bile. tebrikler bir hayat gerçeğiyle daha tanıştınız.
burcucabu
dört saatlik otobüs yolculuğunda canımıza okuyan çocuktur o.
bezdik. ama öyle böyle değil,arkadaki amca ile aynı anda söylenmeye başladık.
çocuğu ne annesi susturabiliyor ne babası,ne laftan ne sözden anlıyor. yaptığı tek şey aaaaaaaağğğğğğ diye bağırarak ağlamaya çalışması,molaya girdik sinirler hat safhada. sesler yükselmeye başladı tabi herkeste.
bu nedir ya? bu ne rezilliktir? durmuyorsa çocuğun binme o zaman otobüse vb gibi.
tekrar yola çıktığımızda da aynı tatara.
artık dayanamadı birileri arkadan "yahu neyi var çocuğun bir susturamadınız"dedi.
adamcağız mahçup bir şekilde çocuğunun zihinsel engeli olduğunu,söz geçiremediklerini,istanbul'a doktora getirdiklerini söyledi.
o an bütün otobüs buz kesti.
herkes şifa diledi,sustuk.
çocuk yolculuğumuzu rezil etti diye söylenirken baktık ki biz rezil olmuşuz.
o yüzden çok da bıdı bıdî yapmayın. çocuğun neyi olduğunu,ailesinin durumunu falan bilemezsiniz hani. bizim gibi rezil olarak öğrenmenize gerek yok.
3
leonidass
instela'da sürekli abuk subuk başlıklar açıp, seksist giriler paylaşan kişilere çok benzetiyorum bunları.

ikisi de lanet okutur.
keşke o çocuğu da cibiliyetsizlere ekleyebilsek.
1 /