you can t win em all

hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
geçmişteki sansür olaylarınin trajikomikliğine örnek olarak gösterilecek ingiltere yapımı 1970 tarihli bir film.

büyük bir bütçeyle türkiyenin izni ve desteğiyle tamamı türkiyede çekilen, ünlü hollywood yıldızlarının yanında türk oyuncuların da yer aldığı bu film sansüre uğrayarak hicbir zaman gösterilmedi. türkiye aleyhine bir film olarak nitelendirildi ve yasaklandı.

film aslında kurtuluş savaşı dönemini arka fon olarak kullanan basit bir macera filmi. tespit yok, mesaj yok, taraf yok, siyasi bir yönü yok ama çekildikten sonra yapılan olumsuz kampanyalarla zamanın sansür kuruluna takılmış. kimse de napıyoruz lan biz? dememiş öylece unutulmuş.

yasaklanması hakkında iki neden gösterilir.
1= film çekimleri bitiminde bir muhabir randevu almadan charles bronson'la roportaj yapmak ister fakat bronson kabul etmez. bunun üzerine film hakkında türkiye aleyhinde olduğuna dair yoğun bir karalama kampanyası başlatılır. hatta fikret hakan bile anilarında "yahu bilmeden nasıl bir işe bulaştım diye ben bile kendimden şüphe eder oldum" minvalinde açiklamasıyla şaşkınlığını gizleyemez.

2= filmin sonunda 5 dakikalık mustafa kemal rolünü bir jön değil de yabancı bir karakter oyuncusunun oynaması krize neden olur. bunun üzerine filmin kahramanları mustafa kemal'le değil başka bir komutanla karşılaşmış şeklinde sonu değiştirilir. ( ben bu bahsedilen sonu farketmedim. mustafa kemalin isminin "muzaffer kayhan" olarak değiştirilmesinden bahsediyorlar herhalde. ya da başka bir son versiyonu çekildi, emin degilim.)

sonuç itibariyle bu spekülasyonlar ve karalama kampanyası nedeniyle film sansür kuruluna takılır. türkiyede tv kanallarında ve sinemada gösterilmez. sanırım yakın zamanda ücretli bir film platformunda yayınlanmış. bir de trtde fikret hakan söyleşisi sırasinda birkaç parçası gösterilmis ilk defa. onun dışında resmi olarak hâlâ yasaklı olması lazım.

kısaca konusu: iki maceraperest eski asker 1920 yılında silah dolu bir gemiyle ege kıyılarına yanaşır. amaçları bir savaş bulup ellerindeki silahları satmaktır. paralı askerlerden bir ekip kurup anadolu içlerine dalarlar. yunanlilar, sultanın askerleri ve kuvayi milliye arasında sık sık taraf değiştirerek maceralı bir yolculuk yaparlar. silah satmak için geldikleri yerde, altın olduğunu düşündükleri değerli yüklere ulaşacakları yere kadar korumalık yaparlar.

film işgal altındaki izmirden başlar. yunanlılardan uzaklaşınca yunanlılarla müttefik olan sultanın askerleriyle karşılaşırlar. bu askerlerden albay elçi (fikret hakan) bölge valisi osman bey adına değerli bir yükü izmire geriye ulaştırmaları için iş teklif eder. yol boyunca kırsalda hakim olan ihtilalci "muzaffer kayhan" kuvvetleriyle karşı karşıya geleceklerdir.

filmden notlar:
mustafa kemal yerine filmde "muzaffer kayhan" adı geçer.
filmde mekan gerçekliğine önem verilmemiştir. muhtemelen macera filmi olduğundan. balıkesir diye bir anda sultanahmet meydanına çıkabilirsiniz. veya izmir diye topkapı surlarına. ege diye kapadokya veya tuz gölü gösterilebilir.
oyunculuklar iyidir. türklerle ilgili olumsuz bir yargı da göremedim. aksine diger yabancı filmler gibi arap kültürüyle karıştırmak hatasına düşmemişler. yerli halk yöresel kıyafetler içindedir.
filme göre anadoluyu işgal eden yunanlılar, yunanlılarla müttefik resmi osmanlı kuvvetleri (sultanın askerleri, film sonuna dogru ittifak bozulur) ve yeni türkiyeyi kuracak olan ihtilalci muzaffer kayhan ( mustafa kemal) kuvvetleri. halk muzaffer kayhanın yanındadır. filmin sonunda muzaffer kayhan kuvvetleri izmire girer, yeni türkiye kurulur, filmin kahramanları istanbulda muzaffer kayhanın huzuruna çıkartılır ve serbest bırakılır.