ytü davutpaşa kampüsü

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR
1
redblue
kampüsteki eski ve devasa bina u şeklindedir. bu u nun ortasındaki boşluk öyle büyüktür ki , bu boşluktaki ağaçlar nedeniyle u nun bir kolundan bakınca diğer kol görünmez. binaya diğer ikisine göre daha uzun olan kısmından girdiğinizde uzayıp giden kapılar, pencereler ve kubbe şeklindeki tavan garip bir perspektif hissi verir insana. duvarlar 1 metre kalınlığında olduğundan pencereler önünde önünde oturulacak yerler oluşmuştur. o binayı boyamaya çalışan amcalara acır insan...
battal boy cekirge
askeri kışla olduğu dönemlerde komutanların bir jipi söktürüp içeride birleştirterek içinde jiple dolaştıkları rivayet edilen bir binaya sahip ytü kampüsüdür. hatta bahçedeki büyük kuyunun da topkapı'ya çıktığı rivayet edilirdi.
bunun dışında köpekerkil bir yerdir,bu kampüste köpeklerin (kinaye yok,bildiğiniz köpek) egemenliği vardır. çete halinde dolaşır,öğrencileri korkuturlar.
wary
evime 5 dakika olmasına rağmen 1 saat uzaklıktaki yıldız kampüsüne tercih etmiyeceğim kışla formatındaki ytü eğitim binası. mühendisler ilk senelerini zorunlu olarak burada okurlar. bir nevi vatan borcudur. bazı öğrenciler davutpaşa kampüsünün varlığını kayıt olurken öğrenirler. "beşiktaş'da okıyacam alemlere akacam!" duygusu yerini yıkılmışlığa bırakır. böylece öğrenci şekle şemale sokulur ayağını denk alır. buraya gelmek için 3 vasıtayla aktarma yaparken, karda kışta eve dönme gayesiyle saatlerce otobüs beklerken ya da vahşi davutpaşa köpekleri tarafından kovalanırken hep aynı duygu oluşur yeni yetme öğrencinin kafasında "bir an önce mezun olmalıyım bu lanet olasıca yerden!" ya da "what the fuck is going on here?!"
(bkz: ytüdeki zenciler)
earthshine
bildiğim kadarıyla türkiyenin en uzun koridoruna sahip binasını içine bulunduran kampüs. hakikatten gidilip görülmesi gereken cok enteresan bi yapıdır. koridorlarında yazın hocaların çocuklarının bisiklete bindiği, paten neyin kaydığı söylenir.
erb
içinde yabancı diller yüksekokulu, fen edebiyat fakültesi, eğitim fakültesi ve kimya metalurji fakültesini barındıran, insana nerdeyim ben dedirten kampüsümsü orman. ayrıyetten okula ulaşmakta pek güç bir iştir.
şöyleki :
eğer otobüs kullanıcaksanız okula zaten en az yarım saat uzaklıkta bi yerde oturuyorsunuz demektir oda trafik olmazsa ki trafik her daim sıkışıktır.o yol bi çiledir helede 75 e bindiyseniz vay halinize.
yok ben metroyla geliyorum derseniz sadece metroyla bitse iş iyi ama öle değildir. metrodan indikten sonra, önce 4 engel çıkar karşınıza 1.trafik ışığı 2.trafik ışığı 3.trafik ışığı 4.trafik ışığı. hadi sağ ve salim geçtiniz karşıya bu sefer iki seçeneğiniz vardır birbirinden beter. ya 800 metrelik bayırı yürüyerek çıkacaksınız yada bi vasıta gelir beni alır diye bi ümit bekliyeceksiniz.o yada bu şekilde okula vardınız diyelim artık geriye sadece o bitmek bilmez koridorları tüketip en dipteki soğuk sınıfa ulaşmak kaldı. bununda üstesinden geldiniz. çok azimlisiniz. şimdi hala istiyorsanız derse girebilirsiniz. ve bu sadece başlangıçtır bunun bide okuldan dönüşü var ki oraya hiç girmeyeyim. özetlersek meşakatli bi iştir davutpaşada öğrenci olmak.
1
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak ücretsizdir ve yalnızca saniyeler alır. hemen üye olun:

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın