yüksek tansiyon

1 /
invisibleruh invisibleruh
rahmetli amcamı bizlerden çok çabuk alıp götüren *, aman siz sigarayı,acıyı, yağlıyı, stresi fazla kaçırmayın dedirten, damar sağlığının baş düşmanı
camel camel
karşı komşumuzdaki hastalık. ablam hemşire olduğu için kadın bize gelip tansiyon ölçtürüyor her gün. 18 e 13 falan çıkıyor, sonra ablam benim tansiyonumu ölçüyor 7 ye 5 gibi bişeyler çıkıyor. güler misin ağlar mısın.
komediyat komediyat
zaman zaman tansiyon değerlerinin ideal değerlerin üzerine çıkması olarak özetleyebileceğimiz hastalık. yüksek tansiyona sahip olanların tansiyon değerlerinin sürekli kontrol altında tutulması hayati önem taşımaktadır.
dlord dlord
hareket, duygu veya fiziksel aktivitelerden etkilenen, dikkat edilmemesi durumunda, ani reaksiyonlarda beyin kanaması riskinin olduğu, sonucu genellikle ölümle biten yüksek kan basıncı.

daha detaylı bilgi
`http://www.tansiyon.gen.tr/tanitim.asp`
meyzen meyzen
feci baş döndürebilen hal. "dön baba dönelim, dön baba dönelim".. yetmiyormuş gibi mide de bulanır kesintisiz dönmelerden, ne ağızda tat kalır ne de takat. baygın gözlerle yığar bırakır adamı. başlarda anlaşılmaz ne olduğu, "ulan tansiyonla ilgili bi durumdur bu. hem tuzlu hem de sarımsaklı ayran içiyim ben, biri etki eder" gibi dangalakça-ötesi-aptal işlere bulaştırır -tabii başı dönen kişi salaksa. alemin dengeleyici sarımsağı üç gün boyunca dengeleyemediğinde tansiyonu, akla ölçtürmek gelir. eczaneye gidilir, 159/102 sonucuyla kös kös eve dönülür ve baba aranır:

- baba böyle böyle oldu. muhtemelen şu proposalı yazarken stressten oldu bu. (seni çakaaal, iki günde içtiğin üç paket sigarayı söyleme tabii.) şimdi doktora da gitmek istemiyorum bu yaban ellerde. allah bilir 50 çeşit tahlil ister, uğraş dur...
- yavrum bol sarımsak ye, ıhlamur iç, tuzu kökten kes at, her gün yürüyüşe başla, içki ve sigara içme. mümkün olduğunca da çabuk doktora gidiver.

göt korkusuna o güne kadar yapılmayan ne varsa yapmaya, yapılan ne varsa da yapmamaya karar verilir. internetten sayfa sayfa "ne yapmalı"lar okunur hatmedilir. evet, limon suyu, yeşil çay, zencefil, vs.
ertesi sabah eczaneye tekrar gidilip "ya ben günde iki defa ölçtürmeye karar verdim öyle hem sabah hem akşam" denir ve oturulur. beş dakika sonra ölçülen tansiyon bu defa 185/107'dir. annecim! (bkz: yusuf yusuf)
önce bi 50 dk filan yürünür göt korkusundan. baş ise dönmeye devam etmektedir bu arada. sonra eve dönülür, baba skype'a çağrılır ve yeni değerler söylenir.

- yavrum bir hafta boyunca sabah akşam tansiyonunu böyle ölçtür, sonra da git doktora o sonuçlarla. bir de yatmadan önce coraspin almayı unutma.
- baba ben doktora filan gitmem! ilaç verir o bana. bu yaşta ilaca öldürsen başlamam!
- başlayacaksın! doktor ne derse yapacaksın. önce o kiloları vereceksin zaten.
- baba, tansiyonum düştüğü zaman ağzıma sıçıcaksın di mi?
- hem ben hem amcan.
- anneme söyledin mi?
- 149 dedim annene. git şimdi sarımsaklı yoğurt ye. bi de merdivenlerden inerken trabzanlara tutun.
seer laureate seer laureate
vay arkadaş ne menem birşeymiş bu. grip oldum diye gidince hemşire 145-89 ölçüp yüksek bu dedi. ne bileyim ben bunun çok yüksek olmadığını panik yapıp 171-95'e vurdurdum 10 dakka sonra. sonra da zaten stresi yetti yüksek kalmasına. 5. gündeyiz bakalım nolacak? tahliller de normal.

bol bol idrara çıkıp vücuttaki sıvının azaltılması gereken her bir şey kaynaklı psikoz sebebi.
arokh arokh
bu rahatsızlığa sahip olduğunuzu öğrendiğiniz an tansiyonunuz daha da yükselir. sapasağlamken bir anda başınız, enseniz ağrımaya başlar, halsizlik çöker, psikoloji desen o zaten bombok... böyle de rekürsif bir yapısı var.
23numara 23numara
bu aralar bünyemde vuku bulmuştur. bir kaç gün üst üste ölçtürdüğümde 14-10 çıkmıştır. doktora gitmemle yapılan bir takım tetkiklerde kalbim biraz fazla çarpıntılı çıktı. adını bilmediğim bir dizi komplike tahlil istedi (bu arada rutin kan ve idrar tahlilleri normal) şişli etfal yapıyormuş bu tahlilleri. 1 hafta sonraya randevu bulabildim. gitmeden bir akşam önce düşüp ayağımı burktum 4 gün basamadım. haliyle etfal'de yattı. tansiyon düzelir gibi oldu ama şimdi de 3 gündür 16/10 çıkıyor. tırsmıyorum desem yalan olur. başım dönüyor sözlük.
uncle jesse uncle jesse
beni genç yaşımda bulmuş ve 4 senedir birlikte yaşadığım hastalık. hayatımın ileriki dönemlerinde bu hastalığın devam edeceğini ve hayatımda büyük yavaşlamalara hatta duraklamalara sebep olabileceğini gerçekçi bir doktorun ağzından duymuş bulunmaktayım. bir kaç kutu tansiyon ilacı yazmıştı hatırlıyorum. ama kullanmadım. neden kullanmadığımı ise yakınlarda çözdüm. birisini beklememmiş ilacı kullanmamam. birisi desin ki "hadi şu ilacı iç, bak seni çok önemsiyorum. iç şu ilacı ve beni yanlız bırakma desin diye" demediler.
telesekretere konuşamayanlardanım telesekretere konuşamayanlardanım
2003 senesi fransız yapımı gerilim filmidir. konusu, alexia kız arkadaşı marie ile birlikte üniversiteden bir kaç günlügüne çiftlikte yaşayan ailesinin yanında zaman geçirmeye giderler. vardıklarında saat geç olmuştur, alexianın babası onları karşılar. bu arada kendisine av olmalarını bekleyen, sadist ve rahatsız bir katil de dışarıda doğru anın gelmesini beklemektedir. zaman geldiğinde alexianın tüm ailesini köpekleri de dahil olmak üzere katleder.
1 /