yunus nadi abalıoğlu

ofansif sol bek ofansif sol bek
1879-1945 yılları arasında yaşayan gazeteci ve siyasetçi.

1879'da o dönem ismi meğri olan muğla'nın fethiye ilçesine, günümüzde ise seydikemer ilçesine bağlı seydiler köyünde, meğri eşrafından abalızade halil bey'in oğlu olarak dünyaya geldi. ilköğretimini meğri'de tamamladı. ortaokul öğrenimi için rodos'a gitti ve rodos'taki süleymaniye medresesi'nde öğrenim gördü. burada arapça, farsça ve fransızca öğrendi. süleymaniye medresesi'nden sonra başkent istanbul'a giderek zamanın en saygın ve köklü okullarından mekteb-i sultani'ye (galatasaray lisesi) yazıldı. mekteb-i sultani'den sonra istanbul hukuk mektebi'ne (günümüzdeki istanbul üniversitesi öğrenim üyesi) kaydoldu. öğrencilik yıllarında malumat isimli bir gazetede yazarlık yaparak gazetecilik hayatına atıldı. 1901'de sultan abdülhamit'e karşı bir cemiyet (dernek) kurduğu suçlamasıyla tutuklandı ve midilli kalesi'nde üç yıl hapse mahkum oldu. cezasını meğri'de çekme isteği kabul görünce meğri'ye sürüldü ve ikinci meşrutiyet'in ilanına kadar meğri'de kaldı. sürgündeyken nazime hanım ile evlendi. 1908'de ittihat ve terakki fırkası'na (partisi) üye oldu. aynı yıl ikinci meşrutiyet'in ilanıyla istanbul'a döndü. ikdam ve tasvir-i efkar gazetelerinde çalıştı. 1909'da selanik'e gitti. 1910'da selanik'te ittihat ve terakki'nin yayın organı niteliğindeki rumeli gazetesi'nde başyazar oldu. 1. balkan savaşı'nın başlamasından sonra istanbul'a döndü. 1912 seçimlerinde ittihat ve terakki'den aydın mebusu seçildi. bu görevi, balkan savaşı nedeniyle meclis-i mebusan'ın çalışamaz hale gelip dağıldığı 5 ağustos 1912'ye kadar sürdü. bir yandan da tasvir-i efkar'da başyazarlık yaptı. 2. balkan savaşı sırasında edirne'nin bulgarlardan geri alınması için yaptığı propaganda ile edirne'nin geri alınmasına katkı sağladı. bu arada, sofya'da ateşemiliter olarak görev yapan mustafa kemal'le yakınlık kurdu. mustafa kemal, ülke ve dünya gündemine dair görüşlerini yunus nadi bey'e gönderiyor, o da tasvir-i efkar'da yayınlıyordu. bu yakınlık öyle ileri gitti ki, 1. dünya savaşı yıllarında, harbiye nazırı (savaş bakanı) enver paşa'nın getirdiği yasağa rağmen mustafa kemal paşa'nın resmini tasvir-i efkar'da "anafartalar kahramanı mustafa kemal paşa" yazısı ile yayınladı. 1918'e kadar tasvir-i efkar'da çalışmayı sürdüren yunus nadi bey, 1. dünya savaşı'ndan sonra gazetenin sahibi velid ebüzziya bey ile anlaşmazlığa düştü ve gazeteden ayrıldı. mütareke yıllarında yeni gün gazetesini çıkarmaya başladı. başta amerikan mandasını (sömürgeliğini) savunsa da sonraları buna karşı çıktı ve tam bağımsızlıktan yana tavır aldı. yeni gün'deki yazılarıyla milli mücadeleyi destekledi. diğer yandan, 1917 ekim devrimi'ne de sempatiyle yaklaşan, sosyalist olmasa bile sosyalizme yatkın görüşleri savunan bir yayın politikası izledi. 1920 seçimlerinde izmir mebusu seçilerek son osmanlı meclis-i mebusanı'na dahil oldu. istanbul'un işgali ve meclis-i mebusan'ın dağıtılmasından sonra anadolu'ya geçti. 1. tbmm'ye izmir mebusu olarak katıldı. gazetesi yeni gün'ü "anadolu'da yeni gün" adıyla ankara'dan yayınlamaya başladı. ankara'ya geçerken tanıştığı yazar halide edip hanım ile birlikte anadolu ajansı'nı kurma fikrini ortaya attı ve anadolu ajansı'nın kuruluşuna katıldı. aynı yıl, anadolu'da islami-bolşevik çizgideki yeşil ordu cemiyeti'nin de kuruluşuna katıldı. 1920 sonlarında, gittikçe güçlenme eğilimi gösteren sosyalist harekete karşı barikat olması ve sovyet rusya'nın desteğini sağlamada etkili olması için mustafa kemal paşa'nın talimatıyla türkiye komünist fırkası'nın kuruluşuna katıldı. kuruluşundan üç ay sonra, yine mustafa kemal paşa'nın talimatıyla kapatılan bu partinin kurucusu olarak, sahibi olduğu anadolu'da yeni gün'ü partinin yayın organı haline getirdi. 1921 başlarına kadar sosyalizme meyilli bir yayın politikası izleyen gazetesi anadolu'da yeni gün, aynı yıl yeşil ordu cemiyeti'nin dağıtılması, mustafa suphi'lerin karadeniz açıklarında katledilmeleri, tbmm'deki halk zümresi'ne mensup mebusların tutuklanmaları gibi gelişmelerden sonra yayın politikasında değişikliğe gitti. 1921'de mustafa kemal paşa'nın başkomutan olması için büyük bir çaba harcadı ve mecliste muhalif mebusları bu konuda ikna etti. 1923 seçimlerinde memleketi muğla'dan mebus seçildi. 2. tbmm'de anayasa komisyonu başkanı olarak görev aldı. cumhuriyet'in ilanını tbmm kürsüsünden ilk okuyan kişi, anayasa komisyonu başkanı olan yunus nadi idi. sahibi olduğu ve ankara'da yayınladığı yeni gün gazetesi'ni 1924'te istanbul'a taşıyarak ismini cumhuriyet olarak değiştirdi. 1927, 1931, 1935 ve 1939 seçimlerinde de memleketi muğla'dan mebus seçildi. bir yandan mebusluk görevini yaparken, diğer yandan da cumhuriyet gazetesindeki başyazarlık görevini sürdürdü. 1936'dan itibaren gazetenin hem sahibi, hem başyazarı oldu. ayrıca manisa'nın soma ilçesinde linyit madeni de işletti. 1936'dan itibaren alman yanlısı bir politik hattı savunmaya başladı. bu politikayı savunmasının nedeni olarak, o dönem almanya'dan ucuza gazete kağıdı ithal etmenin kolay olması gösterilir. yunus nadi, alman yanlısı ve hitler destekçisi görüşlerinden ötürü "yunus nazi" lakabıyla anılmaya başlandı. 1943 seçimlerinde meclis dışı kaldı. rahatsızlığı nedeniyle tedavi olmak için gittiği isviçre'nin cenevre şehrinde 28 haziran 1945'te yaşamını yitirdi.

yunus nadi, evli ve dört çocuk babasıydı.

(bkz: 1920 osmanlı meclis i mebusanı)