yürüyüş

1 /
mustizm mustizm
her hafta çıkan yeni sayısı muhtemelen bir yıl önceki aynı tarihde çıkan sayıyla bire bir örtüşen höc ün dergisi..

iki hafta önceki seçim öncesi sayısında düzen partileri arasında detepe yi göstermeyen ve muhtemelen bu tutumuyla detepe ile dirsek temasına geçme ihtimali bulunan dergi.. hooop ne oluyoruz yoksa detepe nin sopası ağır mı geldi . yok canım daha neler yani.
desperate0082 desperate0082
düzenin açılımlarını teşhir eden haftalık siyasi dergi.
katil amerika'yla kürt açılımı
maraş katliamcılarıyla alevi açılımı
yıkımlarla roman açılımı
infazlarla, işkencelerle, tecritle
demokratik açılım 199. sayıda.
ülkede neler yaşanıyor farklı bir yorumla okumak isteyenler için yayınlanıyor.
bence okumakta fayda var.

ben bir gerçeği okudum bu dergide.
27 haziran 2007 de rızki kaplan güvenlik güçlerince sağ olarak yakalanmış. dergide fotoğrafı basılı ancak derginin web sitesinden bu fotoğrafa ulaşamıyoruz.
ancak rızki kaplan'ın adı sağ yakalanmış halde fotoğrafı varken daha sonra ölen gerillalar arasında yer alıyor.

şu ana kadar ülkemizde "çingene" olarak yaşayanların 100 bini kimliksiz yaşıyor. vatandaş bile kabul edilmiyor.

ve sözüm ona "hayata dönüş operasyonu"nda hepinizin bildiği o ses var ya diri diri yaktılar diyen devrimci birsen kars ile röportaj var. gerçekleri okumamız gerekiyor.
madende yaşanan katliamların detayları var.
emperyalist saldırganlığa karşı halkların birliği sempozyumundan röportajları okumakta fayda var.

ve elbette; amerika defol bu vatan bizim şiarına sahip afiş asanların başlarına neler geliyor?
niye geliyor...

bence herkes bir kez olsun bu dergiyi okumalı. farkındalık iyidir. kimin sizi uyandırdığı değil, uyandıktan sonra ne yaptığınız önemlidir.

yuruyus yuruyus
nuto nuto
bir okuru değilim, siyasi çizgilerinin akılcılığı ve meşruiyeti ile ilgili bir fikrim olmadığı için yorum yapma hakkım yok. yalnız eşcinsellikle ilgili yazılarını ve ''cinsel özgürlük pespayeliği'' temalı yazılarını okudum. kendisini solcu diye tanımlayan biri olarak türk solunun büyükçe bir bölümünün, en başından beri kadının ikincilliğini doğal gören, reddetmesine rağmen ataerkil söylemlere sahip olan, kadınları o büyük son! olan devrim yolunda birer muhtemel ''fitne unsuru'' olarak gören ve karşıtlarından çok da farklı olmayan bir kadın konumlandırması yapan bir halde olduğunu düşünürdüm. farklılık tonun biraz daha yumuşak olması, söylemin biraz daha dolambaçlı yollar kullanılarak anlam kaymasına uğratılmasıydı.

yürüyüş dergisi sayesinde inandığım bu düşüncenin yanlış olmadığına iyice ikna oldum. ama ne yalan söyleyeyim, eşcinselliğin emperyalizmin bir oyunu olduğunu iddia ederek tüm solcu kardeşlerinden birer homofobik olmalarını rica eden bu tutum, kadın bedeni üzerinden cinsel özgürlük konusunu ortaya atıp cinselliği yeren ve bekareti öven imalar içeren bu tutum, benim bile tahayüllerimin ötesindeydi.

bu vesileyle ilk çağlarda eşcinsel ilişkiler yaşanırken ortaya çıkan amerikan emperyalizmini kınıyorum. zaten bir kapitalist ve şeytani oyun olan ve yüzyıllar öncesine dayanan feminizm de aynı amerikan emperyalizminin sonucu değil miydi? bence öyleydi !!

cinsiyetçilikten bahsettiğimde ''toplumsal düzen böyleyken siz nelerden bahsediyorsunuz ya, sorun değil ki onlar, toplumsal düzene bak ya, öncelikle olan onun değişmesi, ne diyorsun sen ya, amerika, emperyalizm, kapitalizm..'' diyen sol güruhun bu tavrını görmek benim için üzücü değil açıkçası. şaşırtıcı da değil.

yalnız bir tek sözüm var kendilerine. bu ülkenin büyük çoğunluğu eşcinsele ''ibne'', cinselliğini yaşamak isteyen kadına da ''orospu'' diyor. bekareti her şeyden çok önemsiyor ve cinsel özgürlüğü pespayelik olarak görüyor. o büyük çoğunluk kendine ''devrimci'' demiyor. kendileriyle farklı fikirde olduğumu ne kadar sert bir dille bildirsem de bana hakaret amaçlı ''liberal'' de demiyorlar.

evet şimdi, hadi bana liberal diyin.
hariboo hariboo
efendim yürüyüş hem ruha hem bedene nefes aldıran masrafsız zahmetsiz bir spordur ama mümkünse egzoz dumanlarından uzakta yapılmasına dikkat edilmesi gerekir.
walking away walking away
sözüm ona cinsel özgürlükçülerin içerisindeki ezilmişlik duygularını devrimciliğe bulaştırma arzusuyla laf çarpıttıkları dergi. neymiş, eşcinselliği reddettin mi gerici, yobaz vesaire bilimum her türlü kılıf olabilirmişsin. aslında olaylardan zerre haberi olmayan çürük elmalar söz konusu cephe'nin politikaları olunca birden aslan kesiliyorlar.

sözüm size cinsellik budalaları ve onun arkasından " tecritle mücadele platformu " nu cinsel arzu ve isteklerini yerine getirme fetişi olarak kabul eden zavallılara. yürüyüş'te yer alan lgbtt ile eleştiriye mantıklı cevap bulmak istiyorsanız sovyet rusya'sının izlemiş olduğu politikaya bakmanız gerekir. buna baktıktan sonra yürüyüş'ün yazdıklarında herhangi bir mantıksızlık bulabilirseniz, şimdi vereceğim cevaplarla tatmin olabilirsiniz.

- eşcinselim, ve tecritle mücadele platformunda cinsel özgürlük çağrımı haykırmak istiyorum.

hadi ya ! biz sizin sığındığınız liberal gemilerde yol almıyoruz sevgili eşcinsel, bize cinsel tercihinle değil siyasal kimliğinle gelmelisin. çünkü biz devrimciyiz, anlatabiliyor muyum ?

- ama halk cephesi yazının altına lgbtt olarak imza atmamıza izin vermedi.

daha önce neredeydiniz özgürlükçü zırvalar ? sırf cinsel kimliğinizi yüksek sesle bağırmak için devrimcileri kullanabileceğinizi mi zannediyorsunuz ?

- ama feminizm, eşcinsellik falan..

bunlar siyasal kimliği bölmek adına ortaya sallandırılmış argümanlardır. ha, bizim aramızda sosyalist feminist te vardır, fakat bize cinsel kimliği ile değil siyasal kimliği ile geldiği için aramızda yer bulmuştur.

- ama eşcinseller de eziliyor.

biz de her daim onların yanındaydık, bugün de yanındayız. fakat tecrite karşı mücadele platformundan saçma bir bahane ile ayrılarak kendini haklı çıkarmaya çalışan zibidileri stalin'e havale ediyoruz, o ne yapması gerektiğini dün de biliyordu, bugün de bilir.
nabeshin nabeshin
eşcinsellik konusunda çıkan tartışmada aldığı tutum nedenişyle haklı haksız birçok eleştiriye maruz kalmış yayın. eleştirinin bokunu çıkarıp devrimcileri hepten cinsiyetçiilan edenlerin yanında düzgün tutum alan eleştirel yaklaşımlar da oldu bu tartışmada. misal:
devrimcilerin cinsiyetçilikten kaçarı yok mu? yürüyüş'ün eleştirileri bilimsel temellere oturtulmak isteniyorsa, eşcinselliğin neden bir hastalık olduğu ve bu hastalığın toplumun devrimci örgüt... yarinlar
kerrigan kerrigan
haftaiçi akşamları - haftasonu sabahları, ağacı bol bir parkurda günün ve işin tüm yorgunluğunu alan harika bir aktivite. 1 saat tempolu yürümek vücudu rahatlatıp tatlı bir yorgunluk veriyor, üstüne duş ve keyfi.. tüm stres gidiyor. fit bir görünüme etkisi olduğundan bahsetmeye gerek duymamışım.

şiddetle tavsiye edilir.
1 /