yusuf kaplan

3 /
rserit rserit
bugün sabahın 5:30'unda bir tweet atmış. aynen şu:

"sahte,
köksüz,
ruhsuz 1 dil uydurdular, bizi uyuttular.
*
100 yıllık uyku bitti!
*
su akacak, yatağını bulacak.
herkesi sulayacak"

kendisine sormak isterim, açıp iki satır kitap okuyamayan milletin dilini değiştirsen ne olur? 100 yıllık uyku dediğin olayı buna mı bağlıyorsun? bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.
kelebekler kayısı yemez kelebekler kayısı yemez
ben bu adamın sıkıntısını çözdüm.

bu adam, kızını istediği gibi şekillendirememiş.

kızı ne bilim ilahiyat fakültesine gitmek yerine boğaziçi ne gitmiş. öyleyse "boğaziçi yıkılsın!"

sonra kızı sohbetlere gitmek yerine tutturmuş erasmus' a gideceğim diye. hem de paris'e. aşk şehrine, romantizm şehrine! sonuç; "orgasmus"

kızının tavırlarına göre yardırmaya devam edecek bu adam benden söylemesi.
steppenwolf steppenwolf
sıkıntıları sadece erasmus programıyla, kızıyla ve türkçe ile sınırlı kalmayan medya kişisi. tesadüfen karşılaştığım 10 kasım 2014 tarihli köşe yazısında "geliyorum diyen felâket: 'kur'ân islâm'ı' söylemi" diye başlık atmış. yani kuran islam'ının bir felaket olduğunu savunuyor.

islam'ın ya da bazı gevşeklerin dalga geçmek için kullandığı popüler tabirle diyelim, gerçek islam'ın 1 numaralı kaynağı kuran ı kerim'dır. islam'ı en doğru şekilde yaşamanın yolu da kuran'ı baştan sona anlayarak okuyup, çeşitli ayetlerin birbirlerini açıkladıklarını görerek, üstüne uzun uzun düşünerek ona göre yaşamaktan geçer.

ama bu kişinin dediği gibi kuran islam'ı bir felaket ise o zaman bu ve benzerlerinin yaşadıkları islam, allah'ın indirdiği islam değil. kuran ile çelişen hurafelerle doldurup cahillere islam'mış gibi yutturmaya çalıştıkları, böylece kendilerine para, makam, itibar, mürit şeklinde çeşitli dünyevi çıkarlar sağlayabilecekleri bir başka dini yaşıyorlar. 

peygamberimiz hz. muhammed hayatını hangi kitaba göre yaşadı? o, kuran müslümanı değil miydi? hayatını kuran'a göre yaşamamış olsa peygamberlik görevini tam olarak yerine getirebilmiş olur muydu? yoksa siz allah'ın vahyi ile mi savaşıyorsunuz yusuf bey? islam konusunda hatalarla dolu bu yazıyı yazmaya sizi iten nedir yusuf bey? kuran'ın islam'ını, allah'ın ayetini beğenmiyor musunuz yusuf bey?

hani amerika'da yaşayan meşhur ve sapık bir sözde hocaefendi var. "kuran müslümanlığı diye bir sapıklık çıktı." şeklinde konuşup kendi karanlık düşüncelerini kitaplarla, videolarla yaymaya çalışıyor ve islam düşmanlığının doruklarında geziyor ama müritleri kendisini islam alimi sanıyor. sizin işte o sapıktan ne farkınız var yusuf bey? ya da bakara makara diye kuran ile dalga geçen bir başka meşhur terbiyesizden ne farkınız var yusuf bey? açıklayın da bilelim.
ofansif sol bek ofansif sol bek
fetö arşivi açılmış bu arkadaşın da. yusuf kaplan'ın fetö'ye desteğinin bakanı eleştirince hatırlanması ikiyüzlülük, önce onu belirteyim. yusuf kaplan'ı savunduğumdan değil, ama bugün trollerin paylaştığı yazı yazılırken fethullah gülen henüz hocaefendi diye anılıyordu, hain feto olmamıştı daha. o yüzden, trollerin durup durup "yusuf kaplan fetöcüdür, bakın bakanımızı eleştirmiş" demeleri gerçek yüzlerini gösteriyor. gerçi, mesele yandaşlık olunca yusuf'un da bunlardan aşağı kalır yanı yok ya. aman neyse yiyin birbirinizi.

odatv.com
dumrul dumrul
akp'liler bunun fetö dosyasını nasıl açmışlar anlamadım.

misal ben de açmıştım bunun fetö dosyasını ve o giriyi okuyanlar bütün fetö şakşakçılığını yeni şafak'taki köşe yazılarında yaptığını da biliyorlar...

bu ak orospu çocukları yusuf kaplan'ın kendi kuburlarına sıçtığı bokları ne şekilde kurcaladılar acaba?


gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
son yazısında yine ırkçılık, ayrımcılık, nefret ve faşizm kusmuş.

özetini de yazıdan önce tivitlemiş. alttaki tepkiler şahane.







şu yukarıdaki tip ve onun gibilerin derdi kabaca şu:






en az lise mezunu (ihl de olur) genç tesettürlü kadınlar kendi cenahlarındaki erkeklerin islamcı olmayan erkeklere göre oldukça yetersiz olduğunu görebiliyor artık. bu genç kadınların pek çoğu istihdam piyasalarına giriyor. bir yandan birey olabilmelerinin olmazsa olmazı olan geliri elde ediyorlar. diğer yandan da "farklı ve öteki olan" ile temas ediyorlar. kendileri gibi olmayan genç kadınların ve bu kadınların peşinde dönen seküler erkeklerin hayatlarıyla. eskiden öcü gibi anlatılan bu insanların da aslında kendilerinden pek farklı olmadıklarını görüyorlar.

başörtüsü olan genç kadın da başörtüsü olmayan genç kadın da aynı konumda aslında. daha doğrusu öyle olmalı. ancak başörtülü kadınlar kendilerini diğer kadınlarla kıyasladıklarında dezavantajlı olduklarını anlıyorlar. onlarla rekabet edebilmeleri pek mümkün olmuyor.

işte kıyamet burada kopuyor. kendi taraflarındaki erkeklerden daha fazlasını talep ediyorlar. (daha eşitlikçi kadın erkek ilişkileri))

belki pek çok insana garip gelecek ama azımsanmayacak bir kısmı da islamcı erkekleri değil öteki erkekleri beğeniyor. bu da islamcıları delirtiyor.

özellikle son on yılda başörtülerini çıkartan kadınların sayılarının ve özgüvenlerinin artması gayet normal. islamcılar da farkında. ancak yapabilecekleri pek bir şey yok. zaten bunun için bazıları "pis kafirler" dediği erkeklere benzemeye çalışıyor.
spacetusubozulanadamındramı spacetusubozulanadamındramı



halbuki ilgili kişi, "altı yaşındaki kızla evlenen" dememiş. niye bu kadar kudurdu ki, yorumcularıyla beraber? oradaki kelime, muhammed kastından apayrı olarak "arap" olarak da algılanabilir. neyse. muhammedizm'in yan etkileri bunlar...
3 /