yusuf yerkel

18 /
sona sona
milletle taşak geçercesine bir twit atmıştır. "kötülüğün sıradanlığı" falan demiş bir de. yemezler yavrum, yemezler gülüm.
soğanınağlatamadığıadam soğanınağlatamadığıadam
yukarıda ki giriye:

davranısından kaçmak veya sözüm ona özür dilemek (internetten - yazılı şekilde) yerine ( ki akp de özür dilemek hastalıktır- sevda noyan da özür diledi - gülmeyelim , ağlayalım bu hale ) ; normal vatandaşa yapıldığı gibi soruşturma açılsa, gerekirse yargılansa ve yüzleşseydi o insanla. bunlar olmazdı. ama ağalar keyiflerinden ödün vermeyip, adaleti kendilerinden başka herkese işlettikleri için bu tepkiyi görüyorlar.

şimdide beyimle alay etmişler. ve kafka dan vs örnek vermiş. hoşt ulan, senin neyine kafka. kenarda pol pot duruyor senin için.

akla geldikçe geriyor insanı.

arkadaşta demiş yukarıda " siz kimsiniz acaba" .

hanfendi siz kimsiniz acaba. hakkını arayan adamı yere yatırıp( yere yatıranlar ise polisler - laf yok) tekmelemeyi ( tekmeyi atan bu nursuz- ifade özgürlüğüm) hak görüyorsunuz. açıkça anlatın da bilelim.


ek olarak ; bir insan bir fotoğraf karesine bu kadar sığardı. zira, o kare gayet objektif. bir şeylerin gizlenip saklandığı bir durum değil. kişinin karakteri hakkında sayfalarca açıklama yapıyor.
sithin sene sithin sene
özür dilemiş. hmm...

yusuf yerkelin yediği haltın çeşitli boyutları var, bunlardan ilki bir insanı haksız yere tekmelemesi. sonrası da var, bu adam bu süreçte bir de suçlu ilan edilip ardından belki bile isteye belki bilmeden ekmeğine mani olundu. bütün bunlar tekmelenen arkadaşın affedebileceği şeyler, dilerse affeder elbet, peki affetmiş mi? hayır;

tr.sputniknews.com

meselenin diğer boyutu ise herkesin bildiği üzere bu tekmenin a kişisinden b kişisine atılan bir tekme olmaktan öte olduğu. bu bir güç gösterisidir. bu "ben yaparım ve hesap vermem"dir. bu "benim arkam sağlam, elimdeki güçle kanun nizam dinlemem" tekmesidir. ve bu tekme yerdeki garibana değil türk milletine savrulmaktadır. işte burası tekmelenen arkadaşı da aşar ve milletin vicdanında yankılanır. peki milletin vicdanı ne diyor?

twitter.com

yusuf yerkel erdoğancılığı bırakmaz, bırakamaz, ama haydi diyelim bıraktı, şu anda ne düşünüyorsam kendisi hakkında aynısını düşüneceğim. nasıl ki bugün muhalifliğe geçmiş davutoğlu'na suriye politikasındaki rolü yüzünden hala lanet ediyorsam, nasıl ki babacana abd'nin ırak saldırısını desteklemesi yüzünden bela okuyorsam, yusuf yerkele de hissettiklerim değişmeyecek. çıkarları gereği habire fikir değiştiren omurgasızlar bu cenahta değil bacım, az sağına soluna bakacaksın onları görmek için.
soğanınağlatamadığıadam soğanınağlatamadığıadam
kendisi hakkında yapılan bir haberi ekliyorum, hakkında konuşup kim olduğunu bilmemek olmaz.
okumak yaklaşık bir buçuk dakika alıyor. sizden önce okudum, "değer".

"fetö'ye yakınlığıyla bilinen, 2017'de kapatılan fatih üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi okudu. nedense sağ siyasetin gözde okullarından olan ingiltere'nin exeter üniversitesi'nde yüksek lisans yaptı.

pek çok tanıdık isim de zamanında exeter'in sıralarını eskitmişti…

milli kültür vakfı'nın bursuyla öğretim görenler abdullah gül, fehmi koru, şükrü karatepe iken ekmeleddin ihsanoğlu, mehmet şimşek, hüseyin aslan gibi isimler de buradan mezun oldu.
(bkz: aşağısı çokomelli)
öte yandan o dönemde ingiltere'deki soas üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümü'nde doktora eğitimi görüyordu. kişisel sayfasında soas'tan "mezun olduğu" bilgisini paylaşmasına rağmen attığı tekme sonrası yapılan kampanya sonucunda soas tarafından yapılan yazılı açıklamada yerkel'in 2011 yılı sonrasında üniversiteyle "herhangi bir ilişiği bulunmadığını" belirtildi.

(bkz: burası da garip )

henüz devlette bir görev edinmeden düğününde 10 bakan ağırladı. yerkel, adını akp'nin şubat, 2011'de düzenlediği "türk dış politikası" konulu blog yarışması ile duyurmuştu.


yazdığı makalede yerkel, cumhuriyet'in kuruluşundan sonra atatürk'ün dış politikadaki temel hedeflerinin islamcılık, osmanlıcılık gibi revizyonist politikalardan sakınmak, uluslararası sistemde güçlü aktörlerin dikkatini çekmemek olduğunu savundu.

makalesinde atatürk'ün dış politika anlayışını eleştiren yerkel, türkiye'nin kendi medeniyet havzasının merkez aktörü olacağına, batı medeniyet havzasının çevre ükesi olmaya razı olduğu tespitinde bulundu.

akp'yi ve icraatlarını öven yazıları basında da yayımlanan yerkel, usa sabah'ta yazdığı bir makalede 2010 yılındaki referandumun sonuçlarını yorumlarken "akp'nin ilk defa halk ile hukuku ortak zeminde buluşturduğunu" savundu.

yerkel'in ailesi ile erdoğan'ın tanışıklığı ise makale yarışmasından çok daha eskilere dayanıyor.

erdoğan'ın baba kubilay yerkel ile yolu 16 yıl önce istanbul'da kesişmişti.

kartal anadolu imam hatip lisesi'nin açılışında dönemin istanbul belediye başkanı erdoğan ile birlikte yer alan kubilay yerkel, oğlu yusuf yerkel'i almanya'dan getirmiş ve bu okula kayıt ettirdi.

bu tanışıklık nedeniyle, 30 mart yerel seçimleri öncesinde yozgat'ın boğazlıyan ilçesinde bir miting düzenleyen erdoğan, gündem yoğunluğu nedeniyle seyrekleşen aile ziyaretlerinden birini miting sonrası yerkel'in ailesine yaptı.

yoksul halkla bir bağı yoktu.

alt sınıftan gelmiyordu.

referanslarıyla başbakanlık özel kalem müdür yardımcılığına kadar yükseldi.

attığı tekmenin yaratacağı politik anlamı bile bilmiyordu.

ve bugün…

attığı tekmenin kare kare fotoğrafı olmasına karşılık…

tekmeci yusuf yerkel twitter hesabından bir paylaşım yaptı.

attığı tweette şunları yazdı:

"gerçeklik/hakikat sahip olduğunuz nefretinizi meşrulaştırmadığında yalanlara sarılırsınız. yalanların hakikatten daha fazla itibar görüyor olması bundan. nefretine sadık olana hakikat görünmez..."
"


kaynak oda tv. 13.05.2020 19:02
18 /