z kuşağı

2 /
maça tangasını vuran adam maça tangasını vuran adam
iyi bir üniversiteden mezunsa yaraaa yediniz.
şirkete geldiğinin 2. ayında arkadaşlarına "beni destekleyin müdür olayım" diyeni biliyorum.
hadi hırslısın da niye gerizekalısın?
plazalarda seçim var sanıyor mal. arkadaşlarından oy istiyor.

bu tabii ki gerizekalı olanına örnek, diğerleri ise, "ben zaten müdür olacağım, neden bekliyorum ki" havasında.
büyük şirketlerde "bu jenerasyonu kazanmanın yolu" diye müdürlere bi sürü sikik sokuk seminer veriliyor.
"bunlar alıngan, hemen küserler, pek çalışmak istemezler, o nedenle fazla iş vermeyin onlara, çabuk yükseltin çünkü çabuk sıkılıyorlar" gibi ampır ampır şeyler söylüyolar.
yukarıdan geldi diye de ses çıkaramayan müdürler, bu yeni arkadaşları "merak etme sen müdür olacaksın, diğerlerinin a.koyayım, sen tek başına kurtarırsın bu şirketi, diğerleri zaten vasıfsız eleman, ama seeen, sen bir tanrısın/tanrıçasın" diye gazlıyor.

ben şirket sahiplerine, ik'cılara, müdürlere ya da bu işi bildiğini sananlara sesleneyim:
beyaz yakanın hali iyi değil ben size söyleyeyim. altın neslin değerini bilin. bu kuşak ebenizi skecek sizin. instagramda gezip müdür maaşı alacaklar. bugün 30-40 yaşındaki insanları köpek gibi çalıştırıp 3 kuruş maaş veriyorsunuz ya hani onların intikamını bu çocuklar alacaklar. "google ofisi istiyorum, armutsuz şirketin anasını skeyim" diyecekler, siz de köpek gibi gidip armut alacaksınız. o şımarık çocuklar artık iş dünyasında
fyi
rose whisper rose whisper
umutlu olduğum kuşak.

bizden daha açık görüşlüler. bizden daha az mahçuplar. kapitalizm kendinden ödün veriyorsa isyankar kuşaklar bazı şeylere razı olmuyor diyedir.

işte z kuşağı her şeye razı olmayacak bi kuşak ama türkiye gibi bazı devletler o kadar kapitalizm destekçisi ki sistem korkarım ki razı olmayanı açlığa mahkum edecek. dünyanın siyaseten oldukça kaypak bi hale geldiği dönemin çocukları bunlar. bu açıdan şanssızlar.

ama yine de beklentilerinin eskiler kadar kanaatkar olmaması güzel. bu doyumsuzluk değil kendi varlığına değer vermektir bence. akıllıcadır.

artık bilgiye ulaşmak çok kolay ama yaşamak hala zor dünyada. bir de bilgiye herkes çok çabuk ulaşıyor, bilmek birini diğerinden çok da üstün kılmıyor bu yüzden. üstelik hayat zor hala.

ayrıca çok fazla uyaran yani çeldirici var etraflarında. bu da üretkenliklerini baltalıyor. özellikle bizler gibi 3. dünya ülkesi çocukları bu bataktan kurtulmak için çok daha fazla üretmeli ama onlarca bağımlılık yapıcı etken bizi çeldiriyor. eskiden sıkılan insanın çalışmaktan başka seçeneği olmuyordu sanırım.

kısa vadede halimiz belli de, uzak gelecek için umutlu olmak lazım.
fena çocuk fena çocuk
amerikanyalıların her şeyi etiketleme merakı yüzünden ortaya çıkan tanımlamalardan bir tanesi...

halbuki tanımlamak, böylesi etiketlemek varsa bile ayrılığı farklılığı daha da derinleştirdiği gibi, aslında bu farklılığın kendi kendini meşrulaştırma yöntemine veya tanımın bizzatihi sebebe dönmesine sebep oluyor.

tabii ki her yeni kuşağın dünyayı algı biçimi kendine has ona şüphe yok. ancak böylesi etiketlemeleri hak eden bir kendine özgülük müdür işte onda derin şüphelerim var. şüphelerimin ne kadar derin ve sağlam olduğunu merak edenlere 2008 yapımı doubt filmi ile 1957 yapımı 12 angry men filmini izlemesini salık veririm nokta com.
tabuyoksunu tabuyoksunu
sürekli depresyonda olduğunu iddia eden, dişi bireylerinin iyi bir şeymiş gibi 'ben bipolarım' dediği, çevresine sürekli intihardan bahseden, intihar konusu açıp tartışmak isteyen bir acayip kuşaktır. eğitilebilir gibi durmuyorlar (bence) çünkü sözün onlar için bir ağırlığı, vuruculuğu yok.
topalkırkayak topalkırkayak
iş hayatında x kuşağının aklını alacaklar. şu anda kıdemli yöneticiler x kuşağı, yeni yöneticiler de y kuşağı. y kuşağının bir kısmı tecrübeli yönetici de olmuştur. y kuşağı bile x kuşağına ters gelirken, bu gevşek z kuşağı son yıllarını zindan edecek.

zira, bu arkadaşların genel hali karşılaşılabilecek en gamsız insanlardan biri olan beni bile yoruyor zaman zaman. cin olmadan adam çarpmaya çalışma konusunda çok başarılılar.
en iyi çıkış yapan erkek sanatçı en iyi çıkış yapan erkek sanatçı
bir y kuşağı mensubu olarak söylüyorum ki, ülkenin başına gelen en güzel şeydir. umuttur, gelecektir.

neden diye soracak olursanız,

x kuşağının ülkenin başına musallat ettiği, sağ-sol çatışması, turk-kurt gerilimi, mezhep ayrımcılığı gibi çağ dışı unsurları dikkate bile almayarak insana odaklanan, fikre odaklanan bir jenerasyon dur.

yine kendini yere göğe sigdiramayan x kuşağının ülkeye bir kazığı olan siyasal islam'ın yükselişine karşı en çok ateist ve deist unsur barındıran kuşak z kusagidir.

x kusagi başımıza uzun adamları, i.melih leri, burhan kuzu lari, egemenleri, saatcileri sarmisken bu gencecik çocuklar seçmen olarak katıldıkları ilk yerel seçimlerde ankara ya mansur yavaş i ve istanbul a ekrem imamoglu nu hediye etmişlerdir.

akp hala en çok oy oranını x kuşağından alırken, tum çabalarına rağmen z kuşağına ulasamamaktadir.

z kuşağı arkadaşını seçerken x kusagi nin yaptığı gibi memleketine, etnik kökenine, mezhebine, başörtüsüne, cinsel yonelimine bakmıyor, kişinin kendisiyle ilgileniyor, boş siyasi söylemlerle asla ilgilenmiyor, fakat burnu büyük kendini beğenmiş ve türkiye yı boğazına kadar boka batırmış x kusagi bunu "apolitizm" olarak tanimliyor. hayır kardeşim "apolitizm" farklı bir şey. x kusagi bomboş nutuklar atarken z kuşağı, x kusaginin burun kivirdigi sosyal medya nin gücünü fark ederek sosyal medya üzerinden belki de ülkenin 50 yılına damga vuracak gezi olaylarını organize etti. bu çocuklar sosyal medyada organize olup yakın tarihimizde iz bırakırken x kusagi facebook ta fotoğraf paylaşmayı yeni yeni öğreniyordu.

bu çocuklar kör kütük bir futbol fanatizmine tutulmuş değil , sırf babası fenerbahceli diye beşiktaşlı diye, galatasaray taraftarı diye, leş gibi bir futbol izleyip bu takımların taraftarı olmak yerine avrupa'nın en iyi futbol oynanan liglerini ve kulüplerini takip etmeyi tercih ediyor.

bu çocuklar kitap okumuyor, ellerinde telefon ile ömrünü heba ediyor deniliyor ki, x kuşağının kocaman bir kütüphane ye yigdigi bilginin milyonlarca mislinin bir hafıza kartına sigdigini fark edenin z kuşağı olduğunu bilmiyor.

farkında değilsiniz ama x kuşağının ülkemize kaybettirdigi zamani z kuşağı şimdiden telafi etmeye başladı bile.

bu ülkeye dair birazcık ümidim varsa, o da z kuşağı sayesinde...
8
yürüyen adam yürüyen adam
çok afedersiniz de bir bok değildirler. o kuşağı bu kuşağı bilmem. biz de gençtik ve o zamanın yaşlıları şimdinin ölüleri siz ülkenin geleceğisiniz bu ülkeyi siz uçuracaksınız diyordu alın durum ortada. biz bir bok yapamadık ki teknoloji ile bu kadar haşırneşir büyüyüp kapitalizmin kölesi olduğunun farkına bile varamayan toprağa eli değmemiş dünyadan bihaber yeni yetişen nesiller mi kurtaracak. hiç sanmıyorum. bu arada sayın x'ler y'ler z'ler her kimseniz bu bir güruhu hor görmek için yazılan bir şey değil gerçekler bu ve bunu hepimiz biliyoruz. bizden sonraki kuşaklar bizden beter takılıyor adamlar ipimle kuşağım sikimle taşağım edasıyla olan bitenden habersiz bilgisayar oyunlarında yaşıyorlar. hep söyledim ve yine söylüyorum şu içi boş umutları bir tarafa bırakın ve çocuk yapmayın çünkü dünya kötü ve daha kötü şeyler olacak. salak saçma umutlarla hayaller kurup biz başaracağız falan triplerine girmeyin çünkü başaramayacaksınız. bunun en kesin olan tarafı şudur diyelim ki iyi insanlar dünyada çoğaldı ve her şey olması gerektiği gibi insanca yaşanıyor oh mis fakat tükenen dünya kaynakları insan ihtiyaçlarını karşılamayacağı için yine kaos olacak yani bu kaçınılmaz son dünyanın sonu savaşlar kan ve vahşi ne varsa öyle olacak. iyiye gitmiyoruz hepsi bu.
meczub meczub
insan bir sayfa giri yazar da nasıl bu kadar boş yazar aklım, ufkum almıyor.
bi sikim değildir biraderlerim bu kuşak ki zaten şu an en büyüğü 19 yaşında.
modern kapitalizmin dayattığı ne varsa ona sonuna kadar biat edip, mekanikleşmiş haldeler. bu mu güzellik lan, bu mu ileri olmak? milliyetsiz, cinsiyetsiz, kabiliyetsizlik bir toplumun dinamitinden başka bir şey değil ki zaten 90'dan sonra olabildiğince bu pompalanıyor tüm topluma.


ne peki bu z kuşağı?
hayatları likedan, beğenilme tutkusundan ve hazdan ibaret. entelektüel seviye desen yerde, kişisel gelişim yerde. 25 yaşımdayken 95'li olan çok allame tanıdım ama bunları toplasan anca o allamenin a'sına zar zor yetişirler lan. kendilerini apolitik olarak bile görmüyorum çünkü apolitik olmak için bile belli bri düzey, belli bir zeka, belli bir siyasi birikim gerekli. bunlar ne? afedersiniz ama bok çukuru.

yahu bu neslin salaklığını görmek istiyorsanız bilgisayarı elinden alındı diye ebeveynlerini öldürenlere, oyunda yenildi diye arkadaşını bıçaklayanlara, asosyal gamerlara falan bakmanız kafi. umut varmış, sikeyim öyle umudu.
jackofalltrades jackofalltrades
önceki kuşaklara bok atarak değerlendirilmemesi gereken kuşaktır. unutulmasın ki, her yeni kuşak, en az 2 önceki kuşağın yetiştirdiği bireylerin, ebeveyn haline gelince kendi yetiştirilme tarzlarındaki açıklara/çarpıklıklara tepki niteliğinde bir çocuk yetiştirme modeli benimsemesi sayesinde farklılaşır.
sychtianarch sychtianarch
severim ben bu minnoşları. efendi çocuklar. y kuşağı kadar itici değiller. "z" harfi bu kuşağa kulaklıkla ortalıkta zombiye bağlamış halde dolaştıkları için verilmiş.

y'lerin yetişkin ergenler olduğu da bir gerçek. istisnalar olabilir. mesela bir kısım gençlere (y)
denk geliyorum, kendimle kıyasladığımda kalite fakı olduğunu görüyorum, imreniyorum. elbette bireysel çaba harcayan ve parlak insanlar. geneli yansıtmıyorlar. benim için de iyi örnekler.

bb kuşağı ile x'i karıştıranlar var. okuduğunu anlama problemi olan kuşak en azından büyük oranda x'ler değil. elbette onların hatası yok. ancak belli başlı prensipler edinilmeli. türkiye'de belki de kuşak çatışmasından öte öne çıkan bilmediğini bilmeden yorum yapma davranışı yaygın. x'lere özal dönemi kuşağı dersen anlarım. bu anlamda sağ sol çatışması yoğunluklu olarak bizim dönemde gerçekleşmedi. gezi olayları, zart zurt denmiş de, oy kullanma oranları ortaya çıksa belki burada mangalda kül bırakmayanlar ortaya çıkar. neyseki y'lerin bıraktığı enkazı x'ler temizleyecekler.

ipimle kuşağım...
kralfeanor kralfeanor
sikimsonik kuşak. bu ülkede hiçbir kuşak arasında fark yok. 1935'te doğmuş dedesiyle torunu aynı şekilde politika yapıyor(bir dünya savaşı bir soğuk savaş bir sürü darbe görmüş biriyle). nesnellikten uzak bildiğin seri üretim bebeler. şiddet döngüsünün bir sonu olacağını sanmıyorum. bizim nesilden(y kuşağı) bir farkı yok sadece daha az zekiler ama anne babaları tarafından 3 yaşında bilgisayar kullanıyor wowoaosaddow diyerek pohpohlandıkları için böyle şeyler var. benim açıkçası hiçbir ümidim yok bu dünyadan yana. bu ülkeyle de ilgili bir olay değil tüm dünyada artık nesiller belli bir düzene göre üretiliyor. popüler kültür böyle o yüzden böyle giyin, böyle konuş, böyle davran, böyle müzikler dinle, böyle filmler izle, böyle yaşa, böyle öl...
nyuu nyuu
aristo'dan beri her kuşak bir sonrakini yetersiz görmektedir. buna karşın her yeni kuşağın öncekilerin gelişmiş versiyonu olmaya devam etme gerçeği değişmeyecektir.

"the children now love luxury; they have bad manners, contempt for authority; they show disrespect for elders and love chatter in place of exercise."

tanım: linç kültürünün son kurbanları.
2 /