zack snyder

combat jack combat jack
dawn of the dead, 300 ve watchmen in yönetmeni. dawn of the deadle ne kadar iyi bir iş çıkardığı sanırım tüm zombi sineması tutkunlarının farkında olduğu bir şeydir. belki bir 28 days later değildi ama son yıllarda yapılmış en güzel (geyik olmayan) zombi filmlerinden biriydi.
sonra 300 ü çekti. 300, 15 yaşındaki, kopan kol ve bacaklar görmek isteyen ergenler dışında kimsenin beklentilerini karşılamadı. ama fragmanda vaad ettiği aksiyonu ve epik havayı veriyordu. yani konu belli, karakterler belli. insanların neden 300den memnun olmadığını hala anlayabilmiş değilim. ne bekliyordunuz ki ?
son olarak watchmeni yönetti. gerçekten çizgi romanı yalayıp yuttuğu da filmin her karesinde belli oluyordu. gerek müzik seçimleri, gerek kamera açılarıyla yapılabilecek en iyi uyarlamayı yaptı watchmen için( tabi warner bros ün izin verdiği ölçüde.) tales of the black freighterın filmin içinde olması için ne kadar çabaladıysa da başaramadı. en azından 28 dakikalık bir animasyon olarak dvdde yer almasını sağladı.
nicholai hel nicholai hel
yönetmenlik anlamında nolan dan kat kat iyi olan adam.

ama gel gör ki seneye vizyona girecek filmi man of steel in afişlerinde isminin üstünde nolan ın ismi yer alacak. hayat böyle işte aga.

nolan daha iyi bi yazar orası ayrı.

ben insanımızın creator lara tapmasını anlıyorum. gerçekten süper adamlar farkındayım. fakat onlara sanki yönetmenlikleri muhteşemmiş gibi tapmalarını anlayamıyorum.

misal çok çok çok büyük bir star wars hayranı olduğumdan ordan örnek vereyim; george lucas. mükemmel bir adam eğer doğmasaydı ya da çocukken falan kazayla mazayla ölseydi şu an yaşadığımız dünya çok çok farklı ve kötü olurdu o kadar mükemmel bir adam yani. kafa var, yaratıcılık var, yetenek var vs vs... ama gel gör ki yönetmenlik yok arkadaş. hani nolan daki gibi de değil yani, yönetmenlik nerden bakarsan bak sıfır adamda. ama bizim millete sorsan adam süper yönetmen.

tapmayın demiyorum tabii ki tapın ama doğru özelliklerine tapın arkadaş.

o değil de man of steel in müziklerini de hans zimmer e teslim etmişler. çok fena film olacak arkadaş. çizgi roman dünyasının gelmiş geçmiş en büyük karakterini(benim favorim değil ama öyle olduğu bir gerçek maalesef) nolan yazıyor, zimmer çalıyor, snyder yönetiyor aman sabahlar olmasın aga.
ne içersen iç su iç ne içersen iç su iç
terry gilliam'a bok atmış cuv cuv yönetmeni. ulan sen sucker punch diye film yaptın, böyle kamera havada zibilyon kare ağır çekim uçan merminin etrafında bufffffvooooffiiiyuuuvvvvvv vıjjj diye dönüyor olum, hala utanmadan insan içine çıkabiliyor musun?! watchmen'i bu dünyanın terry gilliam'larından korumak için yapmış. lan neyse ben bir şey demiyorum. git iki film izle mk.
fark ettim fark ettim
sinemanın kesinlikle romantik yönetmeni. romantizm deyince aklınıza aşk, şehvet, şarap... ilh gelmesin. romantik edebiyat ve yazarlarını kastediyorum.

kural tanımazdır. klasik yönetmenlerin izlediği final öncesi çöküş/düşüş (down) sonra yükseliş yoktur, filmlerinde. hollywood'un kemikleşmiş film temposunu terk etmiştir, kalıplara karşıdır. izleyen insanların, filmlerinde sıkılma nedenlerinden en önemlisi bence budur.

karakterleri muazzam yaratır. görsel olarak sunumu harikadır. filmlerindeki müzikler enfestir. hikaye anlatma çabasını asgari seviyede tutarak seyircinin görsel ve işitsel duyularını diri tutar, hikayenin içine farklı yönlerden çekmeye çalışır.
yes he is yes he is
çektiği filmi avengers'in yönetmenine devretmiştir kendisi. zaten filmin bitme noktasına geldiğini söylüyorlardı, yeni yönetmen son pürüzleri gidericek. kızını kaybetmesi kendisi için kolay bir şey değil tabi ki. umarım kendini toplayıp tekrar kamera arkasına döner.
vliegende nederlander vliegende nederlander
kendisi inanılmaz derecede çizgi roman sadığı bir yönetmendir. frank miller'ın 300 çizgi romanı ile sinemalarda yayınlanan 300 çoğu sahnede birbirinin aynısıdır. watchmen ha keza öyle. batman v superman'de; batman'in, superman'in gazetesinin patronu olduğu ile alakalı detayı verecek kadar iyidir.

üzüldüm. allah sabır versin.
vlad vlad
snyder cut ile façayı ucundan toparlamıştı (yine de "meh" bir işti). fakat dc filmlerinin çekiminde tepedekilerle yaşadığı problemlere yönelik ardarda yapılan random açıklamalar kabak tadı veriyor. bugün de zamanında batman v superman filmi için chris terrio ile alternatif isimler sunduklarına (son of sun and knight of night bunlardan birisi) yönelik haberler internette karşımıza çıkıp duruyor. ee amk? hemen hemen her prodüksiyonda olan fikir ayrılıkları ve süreçlere kıyasla bu mevzunun ne gibi bir ayrıcalığı var ki. tepedeki isimlerin filmlere müdahelesi dceu ile mi başladıydı? sanki harika filmler olacakmışcasına bu nasıl bir mağrur hava jkldfh. mayış ve sigorta günü gününe yatarken iyiydi halbuki. nasıl bir kollektif gaz var millette de, sıkılmadılar böyle içeriklere. ayrıca:


telmessos telmessos
joss whedon'ın yerinde olsam, sabah akşam snyder'e küfür ederdim. snyder cut çıktıktan sonra hemen hemen herkes whedon'ı yerin dibine sokuyor. haksız da değiller hani. iki filmi izlemeniz aradaki farkı görmeniz için yeterli. gece ve gündüz gibiler.

şimdi düşünmesi gereken warner bros'un kodamanları. snyder'in anlatmak istediği ve sonu belki de injustice'e bağlanacak hikayeye cesaret edemediler ve işin kolayına kaçarak marvel'in renkli çocuklarının yolunu takip ettiler. ama snyder cut, o kadar ilgi gördü ve beğenildi ki, iyice kafaları karıştı. snyder'in yoluna örülen beton duvar çatırdamaya başladı. bu saatten sonra snyder'in hikayesini ana evrene dahil edemezler, bu olamaz. belki flashpoint paradox'a sarılır ve snyder' in hikayesini farklı bir evrende devam ettirirler. zaten joaquin phoenix'in joker'i, pattinson'un batman'i derken, farklı farklı evrenlere dağıldılar bile. bir evren de snyder'e ayırsalar, ne kaybederler ki?