zamanı durdurmak

1 /
fempusay fempusay
güneşin doğmamasını sağlayacak bir sistem geliştirildiğinde gerçekleşmesi olası durum.
ancak mecazi olarak genelde, insanların içinde boğuştukları sorunlar yumağından kurtulamadıkları iğrençlikte veya hiç bitmesini istemedikleri güzellikteki durumları ifade ederken kullanılır.
zeus zeus
bazen de zamanı durdurmak; ellerinizin arasından akıp geçen o anı sonsuza kadar yaşamayı istediğiniz de aklınıza gelir..

özel bir andır, duygusaldır, belki de asıl mutluluğu bulduğunuz andır o an..heyecandan kalbiniz hızla atar, çok istersiniz hep o anı yaşamayı ama başaramazsınız..mantığınız sizi engeller..sonuçta hayat da ellerinizin arasında o an gibi akıp gidecektir..onu da durduramadığınız gibi zamanı da durduramayacaksınız..

bu size üzüntü verecektir..belki de acı..duygularınız bunu istemiyecektir..gözünüzü kapatıp açtığınızda kendinizi başka bir yerde bulacaksınızdır..ama sonuçta zaman akıp gitmezse belki de gerçekten bu anların -zamanların- değerini anlayamayacaksınız..belki de herşeyin çözümü olan zaman, aktıkça size yardım edecektir..

karmaşık bir durumu teşkil ettiğinin farkındayım..

...
danko danko
görsel bir destan gibi akıp giden, muhteşem bir filmin makarasını durdurarak, akışı tek bir fotoğraf karesine hapsetmek, mahkum etmek...
buz gibi soguk su buz gibi soguk su
yok olmamak - yok olmasın adına geçerli olacağı düşünülen eylemdir. küçük çocukların renklere aşık olduğu duyguları üstünüze giyip balonu şişirirsiniz. elleriniz ufacıktır. onu ne tutacak kadar dengelidir, ne de onu düğümleyecek kadar güçlü. içinde üzerine bolca sıkılmış heyecanınız da vardır.

tahmin ettiğinizden çok daha büyük olduğunda o balon havuzdan çıkıp insanlara maymunluk yapan yunuslar gibi gülümsersiniz. gülümsediğiniz an tamamdır, elinizdedir her şey. size doğru gelir istediğiniz.

hayatın ölçeğinden farksız bu. haritanın boyutu belli çizmek sizin elinizde. elinize aldığınızda o gülümsemeyi, sevenleriniz, sevdikleriniz ufak bir posta kutusu kurar yaşamınıza.

büyüyüp tükenmekte olduğunuzu zannettiğiniz ve pencerenin önünde hep aynı buğuyla sohbet ettiğiniz anda bunlar gelir aklınıza. o çok eski bir dünde olduğu gibi o anda zamanı durdurmak istersiniz, işte öyle bir şey durmak, durdurmak...

ben o bana ufacıksın dediklerinde istemiştim...
1 /