zatülcenp

the crestfallen the crestfallen
küçük iskender kitabı.

"doğrusu kendimi, sorunlarla oynaşan, sonra da kolayca yorulup sıcak bir hayal şehrinin ana kalorifer kazanının yanına uzanıp uyuyan tembel ve hantal bir kediye benzetiyorum. dar bir koridorun ebruli karanlığında,aslında olmayan, var olmadığını çok iyi bildiğim, dört ayaklı bir ciğeri kovalayacağım: zatülcenp'ten kıvranan bir ciğeri!.. değil ona yetişmek, bu et yığınından sızan kanın kokusunu bile duyamıyorum.burnum, nükleer atıklarla dolu. burnum, peyklerle dolu.burnum, windows 2000'in ileri modelleriyle dolu. burnum, borsa simsarlarıyla dolu. trendler yüzünden avımı koklayamıyorum. hiçbirini yapamadık. çünkü asla o kadar güçlü olamadık. çünkü geç kaldık. çünkü yalnız kendimizleydik. nereye geç kalmıştık ki?! işte asırlardır cevabını aradığım ve beni egoizmden uzak tutabilen tek soru!.. aklım bir radyoydu ve ben frekanslar arasında istasyon düğmesini çevirerek sevecen bir ezgi yakalama uğraşı verdim, dijital değildim; onlar parazit yaptılar! yayınların arasına girerek çirkin laflar ettiler. kimi programlara canlı bağlanarak hakkımda ileri geri konuştular: benim bir kabak dolması tarifi olduğumu iddia ettiler!"küçük iskender'den bir roman: hastalıkların iyileştirdiği ruhlar için."
director director
arka kapakta yazılanları okursanız, okumamanız gerektiğini anlarsınız. çünkü anlayamayacak kadar dar beyinli olduğunuza, iskender ile hemfikirim.

arka kapak;

"sıradan bir aileye sahip burçin hem arkadaşlarıyla, hem sevgilisiyle, hem sistemle, hem gerçekle, hem her şeyle, hem hiçbir şeyle, hem siyasi yapıyla, hem düş gücünün kendisiyle mücadele halindedir. yapılacak en iyi davranış birkaç cinayete hazırlanırken annesinin otopsisinde ameliyathane yerine bir barı tercih etmesidir. izlediği filmler bitmemiştir çünkü. alınyazısı, insanın jeneriğidir.

küçük iskender, kalemine özgü şiirsel romanlarından biriyle daha hastalıkların iyileştirdiği ruhlara sesleniyor. zatülcenp, darmadağın bir ciğerle nefes almaya, hayatta kalmaya çalışan genç bir idealistin aydınlanırken çamura gömülmesinin hikâyesini anlatmakta.
kâh hamasetin komedisi, kâh ironinin vahşeti: hepimizin zavallılığının sonunda gülünmeyen uzun bir fıkra.

küçük iskender'in hastanelerinde, asıl tedavi görmesi gerekenlerin kesinlikle doktorlar olduğunun altı bir kez daha çiziliyor. göğüse ve sırta dayanan steotoskoptan kulaklara yalnızca ihanetin hırıltısı yansıyorsa, mikroplar örgütlenmiş demektir.

zatülcenp'i reçetesiz okumayınız."
director director
evet ama yetmez diyenler için kitaptan bir anekdot;

"yedi harika: 1. karia mezar anıtı: ellerin / 2. efes artemis tapınagı: dudakların / 3. rodos apollon heykeli: gövden / 4. olympia zeus heykeli: duruşun / 5.iskenderiye feneri: dikbaşlı yol göstericiliğin / 6. gize piramidi: burnun / 7. babil'in asma bahçeleri: gözlerin."