zeitgeist the movie

7 /
bumerabg olsam atınca dönmezdim bumerabg olsam atınca dönmezdim
"başımız belada! çünkü siz ve diğer 62 milyon amerikalı şu an beni dinliyor. çünkü %3'ten daha azınız kitap okuyor. çünkü %15'ten daha azınız gazete okuyor. çünkü sizin tek gerçeğiniz bu ekranda gördükleriniz. şu an dışarıda, bu ekranda gördükleri haricinde hiç bir şey bilmeyen koskoca bir nesil yaşıyor. bu ekran ilahi bir vahiy gibi. bu ekranlar başkanlar, papalar, başbakanlar yaratıyor ya da yok ediyor. bu ekran, bu inançsız dünyadaki en muhteşem lanet olası güç ve eğer yanlış ellere geçerse de olacakların tek sorumlusu biziz. ve bu dünyadaki en büyük şirket, en muhteşem lanet olası propaganda gücünü kontrol ettiğinde, bu ekranda gerçek diye ne bok sorulacağını kim bilebilir! şimdi beni dinleyin: televizyon gerçek değildir. televizyon lanet olası bir lunaparktır. televizyon bir sirktir, bir karnavaldır, gezici akrobatlar takımıdır, masalcılardır, dansçılardır, şarkıcılardır, hokkabazlardır, aslan terbiyecileridir ve futbolculardır. biz eğlence dünyasındayız.ama sizler sabahtan akşama kadar, her yaştan, her renkten, her dinden insan başına oturuyorsunuz. bildiğiniz tek şey biziz. burada döndürdüğümüz ilüzyonlara inanmaya başladınız ve televizyondakilerin gerçek, kendi hayatlarınızın ise hayali olduğunu düşünmeye başladınız. televizyon ne derse onu yapıyorsunuz. onun gösterdiği gibi giyiniyorsunuz, onun gösterdiklerini yiyorsunuz, çocuklarınızı onun dediği gibi yetiştiriyorsunuz, hatta onun istediği gibi düşünüyorsunuz...bu tamamen saçmalık, sizi manyaklar! sizler gerçeksiniz, hayali olan biziz!"

zeitgeist - the movie (2007)
böceksever böceksever
nasıl yönetildiğimizi, yönetilirken nasıl aldatıldığımızı ve bunlar gerçekleşirken hiçbir itirazda bulunmayıp her şeyin kendi isteğimizle yapıldığını, fed'in gerçeklerini, insanların nefretini, kibrini, para aşkını ve egosunu gözler önüne seren belgesel. bitiş cümleleri çok değerlidir:

" bill hicks eskiden şovlarını şöyle bitirirdi:

hayat lunaparkta bir gezinti gibidir, ve gezintiye başladığında onun gerçek olduğunu düşünürsün, çünkü zihinlerimiz bu kadar güçlüdür. gezinti bir yukarı, bir aşağı devam eder, döner ve döner, seni heyecanlandırır, ürpertir ve parlak renklerle doludur. bir süre çok gürültülü ve çok eğlenceli olur. bu gezintide uzun süre kalanlar sorular sormaya başlarlar: “bu gerçek mi? yoksa sadece bir gezinti mi?” ve aralarından cevabı hatırlayan insanlar geriye dönüp şöyle derler: “hey, merak etme, korkma sakın. çünkü bu sadece bir gezinti.” (ekrana suikaste uğramış lider ve sanatçıların fotoğrafları gelirken) ve biz bu insanları öldürdük. “susturun şunu! ben bu gezintiye çok fazla yatırım yaptım, susturun şunu! şu çatılmış kaşlarıma bakın. şu büyük banka hesabıma ve aileme bir bakın, bu gerçek olmalı...” bu sadece bir gezinti. ama bunu bize anlatmaya çalışan bütün iyi adamları öldürdük, ve şeytanın fitne tohumları ekmesine izin verdik. ama önemli değil, çünkü bu sadece bir gezinti ve bunu istediğimiz zaman değiştirebiliriz. bu sadece seçim meselesi. çaba yok, çalışmak yok, iş yok, para kazanmak yok. şimdi seçim yapın... korku ve sevgi arasında. "
egoşist egoşist
isa panpadan önce 80 binden girip varoluşun günün senin sistemin altını üstüne getiren her geçişi sağlam destekli komplo teorileri ile gerçekleştiren belgesel. alt yazılı izlemek kondisyon ister epey hızlı, tabi dublaj da samanyolu dizileri gibi kalıyor orjinal yanında.
7 /