zeus

1 /
ceyyar kermit
en çok emek harcayan yazarlar

1. zeus: 4589732

yazdığı girilerde, bu kadar karakter kullanmış şu ana kadar. helal olsun! ama sonra bir şey dikkatimi çekti. malum yazarımızın girilerinin %98'inde her cümle sonunda iki nokta ".." görülüyordu. üşenmedim saydım tek tek. 3698957 çıktı. yani 2. ve 3. ile arasındaki farkın bu kadar açılmasının nedeni iki noktalarıdır.

pis ıssız.
lefteyenine
(bkz: sapık)

kendine bir misyon ediniyor belirli aralıklarla. misyon ögeleri ise maksimum 4 harfli şeyler oluyor. örneğin çay, id *, lost. sonra da id software 'in arkasında illuminati mi var, çayı kamboçyalılar ayak başparmaklarını banarak mı içiyor, lost adasının catering 'ini kim yürütüyor gibi incik cincik diye tabir ettiğimiz "anasının gözü" detaylı araştırmalarda bulunuyor, geliyor buraya seriyor, gözümüze sokuyor.

eşşek.
ceyyar kermit
tam bir elit iblis. asimile genç. cnbc-e insanı. ıssız adam. ipod jenerasyonu... ulan az bir özüne dön be. sanırsın londra'da yaşıyor. "nerden çıktı bu?" diyenleri görür gibiyim. işte aramızdaki birkaç yaşanmışlıklı konuşma;

*muse ink blogunu hemen, hemen hepiniz biliyorsunuz. albüm atıyorum. pat editörümüz zeus'tan uyarı geliyor;

-abi tagler ve label eksik kalmış.

tag ne lan? hadi onu geçtim label ne? blog niye ingilizce onu da anlamış değilim. yok bir evrensel dilmiş, yok dünyanın her yerinden insanlar bizi takip etsinmiş... tamam da kuzum benle konuşurken neden "tag, label, aaww shit, goddamn motherfucker" gibi tabirler kullanıyorsun? adam ol arkadaşım.

*türkçe bir şey de izlemez bu. sor bir ikinci bahar izlemiş mi? bir bizimkiler bilir mi? süper baba'dan haberdar mı? yok mk;

-abi lost değil de, how i met your mother'ın yeni sezonu bomba...

how i met your mother'mış... ana bacı muhabbeti yapma arkadaşım *. "git annem izle" dedim. "o ne!?!?" dedi iblis.

*ama ölümcül darbeyi çok başka bir şeyle vurdu bana. istiklal'deyiz. koska'ya girdim ben. kos helva falan aldık. bu iblis bekliyor kenarda. uzattım aldığımdan;

-aaa o ne!? milka beyaz mı?

yok anasını satayım! siviidın bidır çaklıt! iblis özüne dön az ya. kos helvayı milka sanıyor... böyle olmayacak arkadaş. bunu karagümrük'e yollayacağım. kalsın birkaç hafta. adam olacak o zaman.
zeus
binlerce yıl öncesinde insanlar, zeus isminde bir baş tanrıya inandılar..

o, gökün,havanın ve yıldırımın tanrısı idi ve çoğu yunan bozuk paranın üzerinde görüldüğü gibi iltişamlı ve kaba bir görüntüsü vardı..yunan insanları ona tanrıların tanrılası olarak tapmaya başladı..zeus heykelini de dünya üzerindeki yedi harikadan bir tanesi yaptılar..

zeus baştanrı ve olympus'un yönetici idi..bir sürü sıfat ile anılırdı; lord of the sky *, the cloud gatherer *, the rain god *, zeus the thunderer * ..o zamanların en dikkat çeken ve en etkileyici doğa olayı ile ilgili tüm sıfatlarıyla..

yağmur..diğer mitolojilerle arasındaki farka dikkat edilecek olunursa; diğerleri tüm baş tanrılar güneş ile ilgili öğeler ile bütünleştirirken (bkz: #342991), yunan mitolojisi zeus'a yağmurun insanda ve doğada bıraktığı etkisini, yağmurun gizemini, yıldırımın iltişamını ve görsel güzelliğini vermiştir..bunun en büyük nedenini ise yunanistan'ın jeolojik yerleşimine bakaraktan çıkartabiliriz..nitekim yunanistan kurak ve sıcak bir iklimde (atina yarımadası) ve bundan dolayıdır ki; yağmur o insanlar için hayat verici bir özelliği olan bir doğa olayı idi ve baş tanrılarını da bu öğe ile birleştirdiler..

zeus, kronos ve rhea'nın altıncı çocuğu idi..kronos'da büyük bir korku mevcut idi, o da babasına yaptığı olay gibi, gün gelecek, kendi oğullarının onu tahtan indireceğini düşünmekteydi..bundan dolayı kronos doğan her çocuğu yiyerek onlardan kurtuluyordu..bu gidişhata üzülen anne titan rhea, zeus doğduktan sonra kronos'u kandırdı..ona yemesi için zeus yerine taştan bir bebek verdi..

zeus'un güçü daha önce görülmemiş bir düzeydeydi..zevk, acı, öfke ve nefret temalarının simgesi idi..bir de evrenin yaratığı güçler arasında bulunan eros'un etkisi de üzerindeydi, nitekim aşklarından dolayı gelecekte karısı olacak hera ona çok dert açacaktır..mitolojinin çoğu karakteri zeus ve aşklarından doğacaktır..

zeus, mitolojiye göre güçlü, görkemli, etkileyici ve zekidir..anlatılan efsaneler ve hikayelerde bu öğelerden parçalar her zaman gözükür..güçlü olması sebebi ile olympus'da olan diğer tanrıların arasındaki kavgaları çözümleyici bir görevde olmasındandır..görkemli ve etkileyici olması sebebi ile bir çok aşk yaşamış ve bunların sayesinde aile soy ağacını genişletmiştir..zeki olması sebebi ile de sürekli olympos'un başında kalmayı başarmıştır..babasını tahtını ele geçirmiş, dünyaları sallayan meşhur titanların savaşında zaferi elde etmiştir..

silah olarak yıldırımı kullanmaktadır..yıldırmını her zaman kuralları bozan, politik düzene karşı gelenlere karşı kullanmaktadır..güçlü bir şekilde sorun yapanları cezalandırır ya da lanetlerdi..bu yıldırım çakma özelliği ona savaştan önce kikloplar tarafından verilmiştir..kuş simgesi ise kartaldır, ağaç simgesi ise meşedir..dodona'daki kahinler ondan haber alır ve bunları insanlara iletirler..zeus, meşe ağaç yapraklarını hışırtısı ile mesajlarını göndermektedir..

ayrıca her dört yılda bir yapılan olimpiyat oyunları, roma mitolojisinde jupiter olarak bilinen zeus'un adına düzenlenen festivallerdir..

kardeşleri; demeter, hades, hera, hestia, poseidon..

* * *

yaklaşık 9 (buraya numaratör koyamadım) yıldan beri kullandığım nacizane rumuzum..
cinephile
araştırmacı kişiliğiyle eli öpülesi insandır. 13000 küsür giriyle sözlükteki herhangibir başlık içinde görünme olasılığı; %34.
noscho
hayırlısıyla lost'un son bölümünün yayınlanacağı gece sütüne uyku ilacı atacağım, internet bağlantısını da bir şekilde keseceğim (kablo falan kopartırım, farketmez). 2-3 gün lost'tan mahrum kalsın, etrafta deli danalar gibi "!?!?!?!??!?!?" diye dolaşsın da görsün. lost ne lan?*

dharma'da işe gir de kurtulalım mk.
zeuscan
geçen yıl sözlükte böyle amele amele dolaşırken, bir mesaj geldi bana:

- merhaba bir şey rica edicektim. ya bu radyoda program yapmak istiyorum da nasıl olacak?
+ valla bilgim yok benim. yetkili birine sor
- e wondrous'a sordum o da senin ilgilendiğini söyledi.

ben böyle durdum bi' dedim ulan bayram değil seyran değil (bkz: wondrous beni neden önerdi)
düşündüm; acaba rtv okuduğumu biliyor da, bundan sonra ne kadar radyo, tv ve sinema işi varsa bana mı yönlendirecek felan diye beyin fırtınası yaparken, bir mesaj daha geldi:

- ya sen zeus değil misin?
(jeton düştü bende. bu kadar geç düşmesinin nedeni de sözlüğü ve sözlükteki yazarları pek tanımamamdı)
+ hıı sen zeus ile karıştırmışsın beni. tamam zeus candır ama o ayrı yazılır, ben bitişik. yanlış kişiye mesaj atmışsın.

dedim ve yoluma devam ettim.
wondrous
interrail planı kurmaya başlarken "haydarpaşa'dan çıkarız işte abi" şeklinde bir cümle kurarak organizatör kimliğini açığa vurmuş bir isim.
azureel
selam, naber.

itü sözlük radyosu başlığına zeus'un yazdığı uzun bir giri var, geçenlerde yazılmış. (bkz: itü sözlük radyosu/#4230334)

sorumlusu olduğu birim ile ilgili birtakım sıkıntıları olmuş, yazarlara bazı kuralları sert biçimde bildirmek gerekliliği görmüş anladığım kadarı ile. ama üslup o kadar emreden, agresif, despot ki dalga geçmeden duramadım. okudukça yarıldım ne yalan söyleyeyim. komik buldum o yazılanları. kafamda izlediğim skeçler canlandı; parmağını "seni bulacağım oğlum" diyerek sallayan bir delikanlı göründü gözüme, elindeki yoklama listesini öğrencilerinin kafasına vuran öğretmen canlandı, nefes filmindeki sabah ictimasında erleri fırçalayan komutan gözüktü. tüm bunlar kafamda dönerken ben de aynı başlığa, kendisinin girisi altına geyik bir yazı yazmıştım.

altına yazdığım giri ise silindi (selam, naber), o yüzden şimdi buraya bunları yazıyorum.

- geyik yapmıştım arkadaşım aloooou!

bundan önce de benzerini yapmışlığım var, meraklısına bazı örnek giri çiftleri verebilirim;
(bkz: #830870) -> (bkz: #830968) (2006)
(bkz: #1468317) -> (bkz: #1468819) (2007)

daha vardır da üşendim şimdi.

trol bir üslup ile dalga geçmiştim. sözlük, bunca senedir bunları barındırıyor. "sözlük yazarlarının aslında demek istedikleri" veya "itirafçıların aslında demek istedikleri" hep bu tarz yazılar barındırıyor. insanlar okudukları şeyde gülünç bir nokta yakaladıklarında, bunu hicveder, karikatürize eder.

anlaşılıyor mu bilmem.

huh, anlaşılmasa da olur. insanların benim her dediğimi anlamasını beklemiyorum. anlamak derken, makul bulmak ve kabul etmeyi kastediyorum (yoksa haşa, kimseyi idrak zayıflığı ile itham etmiyorum). ben giriyi yazmayı makul buldum, başkası makul bulmamış silmiş. ben formata uygun yazdığım legal bir girinin keyfi bir gerekçe ile inisiyatifim dışında silinmesini makul bulmadım, ama başkası bulmuş ki silmiş. haha. ne yapayım yani, dert mi edineyim. oluyor işte, anlaşılamayabiliyor bazı şeyler, ben "komik" buluyorum diye herkesin aynı şeyi komik bulması gerekmez. (bkz: birtakım şeylerin öyle olması)

niye bu kadar ciddiye alıyorsunuz her söyleneni, daha önemlisi niye bu kadar abartıyorsunuz anlamıyorum.

selam, naber.
yuki onna
yunan mitolojisi'nin çapkınlığı ile meşhur en güçlü tanrısıdır. babası cronos'un hükümdarlığını yıkıp yerine geçip tüm tanrıların üstün yöneticisi olmuş, göklerin ve yağmurun tanrısıdır. silahı şimşek'tir ve kendisini kızdıran herkese fırlatır. ayrıca, yeminlerini bozanların ve yalan söyleyenlerin cezalandırıcısıdır. kız kardeşi hera ile evlidir.

(bkz: jüpiter)

ceyyar kermit
kendisine şu eseri ithaf ediyorum;

transformers müziğin prensine en içten dileklerimle...

robot oğlan!

ne tarafa dönersem döneyim
düğmelerini görüyorum, her yerde sen
sırrını bilemediğim bir çekim var
beni kıskıvrak ele geçiren?

düşünsem nolur düşünmesem,
seni programlayan neydi?
dirensem nolur direnmesem,
elektiriği veriyor haydi...

hadi robot oğlan,
hadi i.p.'me bağlan
hele bi dürt bakalım,
kızı msn'den...

olur da hani bir de denk gelirse
devrelerinden kalbe de düşerse
metalle yanan, ruhla tamamlanır
hele bir de aşkla programlanırsa...

olmaz mı olmaz mı?
hepi topu bu isteğim sony'den
robo n'olur, robo n'olur
tutamam kendimi, sen çıkardın beni baştan!

electro boogie bu haydi,
kaçırma, penseni uzat haydi,
aşk "transformasyonu" sever...
astiribistirin
'alın bu dünyayı!' diye seslendi bir gün zeus göklerden insanlara 'alın, sizin olsun artık, armağanım olsun sizlere bu mülk, bu toprak ama kardeşçe bölüşün aranızda'
bu bölüşme çoktan bitmiş, geçmişti ki nice zaman, şair çıkageldi çok çok uzaklardan ama hiçbir şey kalmamıştı hiçbir tarafta ve bir sahibi vardı her şeyin de...
'ne yapmalı şimdi?' dedi zeus 'dünyamız gitti elden ne tarlalar, ne ormanlar, ne de kırlar benim artık ama yaşamak istersen gökte benimle, açık olacak o sana her gelişinde.

keyifli pazar'lar...
azwepsa
içelim içelim diyordu. hadi dedim pıssss. gazı veriyor ondan sonra ben yokum diyor. herşeyi lafta bu adamın. bir de yazıda...

gelin sözlük içindeki istatistiklerine bakarak bir karakter tahlili yapalım, yakından tanıyalım bu yazarı.

sözlüğün en çok giri giren üçüncü kişisi kendisi. an itibariyle 6825 girisi var. ayrıyetten görüyoruz ki sözlüğe en çok emek vermiş 3. yazar. buradan şunu anlıyoruz: zeus sözlükte çok zaman geçiren, paso lak lak yapan, işi gücü sallayan bir adam. bu da demek oluyor ki derslerine fazla zaman ayıramıyor ve notlar bombok. bu yaza mühendis çıkacam diyor. ama mühendis çıkamayacağı gibi çıkışı da 2008 yazını bulur gibi geliyor bu gidişle... haliyle bir aile baskısı var üzerinde. muhtemelen: "ne zaman okulu bitirecen de evlenecen" diye sıkıştırılıyor. bu stres altında kendisini içkiye verdiğini alkol tüketimiyle ilgili özel mesajlarından anlıyoruz. lakin bunları, öze yazışma olduğu için açıklayamıyorum. ama öyle.

sonra bakıyoruz ki sözlüğün en yalaka adamlarından biriymiş. 60 kişiye kankalık bağıyla bağlamış kendini. bunun yanında en sevilen ler arasında da yer alsa da aslında değil. 51 seveni var. aslında 50. ben sevmiyorum kendisini... o 51 kişinin arasında olmamaın tek sebebi de silmeye üşenmem. sözlükte elimi kıpırdatmaya üşeniyorum mk. demek ki sözlükte zeus'u hiç sallamayan insanlar var. bu sebepten bu yazarımız bir tür yalnızlık çekiyor ve kendini ifade etmekte güçlük çekiyor. bunu da ayrıca en kendini beğenmişler istatistik kategorisindeki birinciliğinden anlıyoruz. sürekli kendini açmak istiyor.

çeşitli zamanlarda anlık gaza gelmeleri olduğunu görerek anlıyoruz ki arada kayışı koparma eyiliminde bir adam. ruhsal dünyasındaki bazı dengesizlikleri sözlük ortamına da yansıtıyor. daha ileri hallerde sağındaki solundakini ısırabileceğini de belirtmek isterim. tehlikeli olabilir. lakin bu olayların tarihlerine baktığımızda üzerinden zaman geçtiğini görüyoruz. bu bir düzelmeye işaret olabileceği gibi müteakip, muazzam bir infilakın da işareti olabilir.

son favorilerine baktığımızda daha ziyade işine yarayabilecek bilgileri almış. yani estetik değil de fonksiyonel bir kullanım şeklini benimsemiş. beğenilen girileri ve beğenilmeyen girilerine bakıyoruz... buradan işe yarar bir şey çıkaramıyoruz... bir şey derken yani karakteriyle ilgili bir bilgi. zira girilerinde işe yarar bilgiler de vardır herhalde... okumadan geçerim kendisini, bilemeyeceğim...

özet olarak: sözlüğü hem bir eğlence aracı hem de bilgi paylaşım ortamı olarak kullanmayı bilen ve ikisi arasındaki dengeyi çok güzel kurabilen bir yazar. bu niteliğiyle en çok takdir ettiğim yazarların başında geliyor. iyi de bir arkadaş, uzaktan uzaktan muhabbeti de güzel. rakıya çağırdım yan çizdi, böylece galata'da köprü altında rakı-balığı kaçırdı. ben ısmarlayacaktım hem... kaçan balık büyük olurmuş. kız olsa buradan kendisine seslenirdim:

-melaba bağyan, girilerinizi severek takip ediyorum. tanışalım mı?
1 /