zevk

myster
zevk

zevk ne kadar masum
aynı masumlukta pislik...
acaba o pislik biz miyiz?
yoksa zevk mi bizi pislik yapıyor?
zevkimizi pisliğimizle paylaşıyoruz belki
zevk pisliktir
pislik de insan...
pislik sen ben ya da o

(bkz: myster)
mangalina
-öpülmek/öpmek
-okşanmak/okşamak
-lezzetli yemekler
-alkol (tercihen şarap)
-müzik
-güzel koku
-masaj
-beğenildiğini/özlendiğini/sevildiğini duyma
-ertesi gün yapılacak stresli bir şeyler olmadığını bilerek yastığa baş koyma, gevşeme.
-banyoda sırtınızdan aşağıya ilk dökülen sıcak su.
-karşı cins tarafından arzulandığınızı hissetiren ilk bakış, gülüş, temas.
seneryocu2
zevk,bir insanın ;duymaktan,görmekten,yemekten,içmekten,yapmaktan ,etmekten..... vb...hoşlandığı şeylerin genel adıdır.

insan denilen yaratığa yaşadığı toplum,toplumdan da öte yakın çevresi ve aldığı kültür şekil verir.yakın çevre ve aldığı kültür ona bazı şeyleri beğenmeyi,bazılarını kötü,nefret edilesi şeyler olduğunu ve nefret edilmesi gerektiğini öğretir.
yanılmıyorsam john locke diye bir filozof şöyle bir deneyi kurgular.
sanatçının birinin bir insan heykeli yaptığını ve heykel tamamlanınca ,bu heykeli canlandırdığını (tanrının insanı -adem'i yarattığı an) varsayar.
heykeltraş heykelin burnuna ilk kez,sarmısak götürür.heykelin dünyadaki aldığı ilk kokudur o.koku kavramını tanımıştır.ve fakat iyi,kötü koku,güzel çirkin koku kavramlarından uzaktır henüz.heykeltraş,ertesi gün heykelimize soğan koklatır.
heykelimiz soğanın kokusunu sarmısaktan çok daha cazip bulur ve her gün soğan koklamak ister.bir hafta sonra heylimiz gül kokusu ile tanıştırılır ve anlar ki dünyadaki aşık olunacak tek koku gül kokusudur.liste uzadıkça heykelimiz şıpsevdiye dönüşür.
insanoğlu da yaşadığı çevrenin zevk aldığı şeylerden zevk alır.

ayı'nın armudu niçin sevdiğini sanırsınız.zavallının dağ başında armuttan başka bir şey mi bulduğu var.

ne diyordu imparator lakaplı tatlıses:''urfa'da oxford vardı da biz mi gitmedik'' zavallı ayı'yı muzla tanıştırın bakalım belki en büyük zevki ondan alacaktır.
cikita muz teoremi
sebebi, iradenin temini olmayan duygu. tersine irade ileriye gitmek ister ve o engel olan her şeyin üstesinden gelmeye çalışır. zevk hissi, düpedüz iradenin tatminsizliğinden kaynaklanır, onun rakipsiz ve dirençsiz olarak yeterli doyuma ulaşamamasıdır.
utangaç ve yüzsüz
herkeste farklı olmasının dünyaya renk katmak amaçlı olduğunu düşündüğüm.. yoksa zevksiz insanları nasıl açıklayabiliriz ki..
sabah kahvesi içilirken ve tabi magazin haberleri okuyup çenemizi yorarken şöyle bir diyalog yaşandı bugün :
- güzel kadınlar çirkin erkekler seviyor galiba gerçekten?
-hımm kim mesela sen mi?
- yok yaa şu futbolcu rüştü yok mu?
-var.
-adam çok çirkin karısı ne kadar güzel.
- yok artık yaa adam gayet yakışıklı ve karizmatik, karısı süs bebeği makyajdan suratı görünmüyor..
-hayır karısı çok güzel.
-hayır adam yakışıklı kadın çirkin...

işte böyle bir şey zevk.. ayrıca kadın çirkin yahu..
agathon
tatmin için seçilen yol/yöntem.

çeşitli ihtiyaçları karşılamak, insan içgüdüsünün birincil ihtiyacıdır. buna dair ilk aşama; bu ihtiyaçların belirlenmesi, yorumlanması ve karşılanması için kaynakların seçilmesidir.

zevk kavramı, belirli bir ihtiyacın karşılama yöntemini isimlendirmek için kullanılır.

cinsel tatmin, bir ihtiyaçtır; seks ise bir zevktir.
kayın
farklı olduğunu bağıran kavram. böyle olduğunu dayatmak, akla sokmak için yapmayacağı şey yok. kimine göbeğinde kıllar dolu olmasına rağmen göbeği açık giydirir, kimine de yoksunluk sendromu ile beraber boşluğa sürükler. zaman gibi adeta... her şeye göre değişiyor.
çok farklı bir şey. "zevkler ve renkler tartışılmaz". bir şeye bakan iki insan var... biri onu harikulede buluyor diğeri iğrenç diyor. baktıkları şey aynı ama onları tamamlayan zevkleri. bu tat duyusunda da öyle, kimi az pişmişe bayılır kimi de ıyyğ der kenara bırakır. bu insanın bireyselliğini tamamlayan bir şeydir. 
insanların altıncı duyusunun zevk olduğunu düşünüyorum. bu bir çeşit algılama türü. bu algı gittiğinde boşluğa düşüyor insan. ne yapacağını ne yapabileceğini kestiremiyor. parçaları birleştiremiyor. bir şeylerin eksik olduğunun farkında oluyor ama nasıl tamamlayabileceğini bilmiyor. "hayattan zevk almanın yolları" gibi başlıkları aratabiliyor.
kısacası; öyle böyle bir şey değil ama aynı zamanda öyle böyle bir şey.