zeyna izlemiş efsane nesil

a me lee a me lee
10-15 yıl sonra xena'yı lucretia olarak spartacus'de görünce sevinen, hatta bir süre lucretia'ın yaptığı yavşaklıklara da ses etmemiş olan nesildir.

2016 yılında gabrielle ile zeyna'nın geri döneceğine dair bir mevzu vardı. hatta aralarında açıkça yaşanacak eşcinsel bir ilişki olacağını söyleniyordu. noldu bilmiyorum tabii. 1995 yılında bir dizi yayınlayınca iki kadının eşcinsel bir ilişki içinde olduğu üstü kapalı şekilde gösterilirdi anca zaten. ha tabii o efsane nesil "ulan bunlar ne ayak?" diye sormuştur mutlaka.

(bkz: lucy lawless)
(bkz: renee o connor)



rene rene
itiraf ediyorum hiç kaçırmazdım, sonrasında hercul başladı onu da kaçırmazdım. yalnız ben genelin aksine zeyna'da başrol oyuncusu lucy lawless yerine gabrielle'e hastaydım, hayatın bir cilvesi sevgililerim hep zeyna gibi boylu poslu hanımefendiler oldu. gabriel hayranlığı belkide minyonlara duyduğum ilginin bir dışa vurumuydu veya gerçek adının renee olması da çekmiş olabilir emin değilim. gabrielle eğer bunu okuyorsan sevgilerimi gönderiyorum. zeyna'dan sonra göremedik bir projede seni, nasılsın iyimisin, sağlığın sıhhatin yerindedir insallah. biz de büyüdük kocaman olduk sen aynı yaşlarda duruyormusun, keşke zeyna'da ki gibi kalsaydın, hepimiz öyle kalsaydık zeyna izlemiş efsane nesil olarak. hayat işte.
sevgilerimle rene
mgun mgun
jeneriğini izleyenler de dahil mi... kılıcını sallıyordu böyle ciyuvv ciyuvv ciyuvvv dıkşşşş!

yanındaki sarılı ablanın da sağlam bi degajesi vardı bi de o aklımda kalmış... o zamanlar daha çocuğuz len mq kınamayın hemen!

götler!
nelson mandelina nelson mandelina
mahmut tuncer gibi 5 dakikada bir dilililili diye zılgıt çeken, aslen muş'lu ablamız olan zeyna'yı bende izledim. ama lütfen ben o efsane kesimden olmak istemiyorum. allah cezasını versin bu karının. elindeki yuvarlak halka ile kesmediği çük kalmamış.
feminist grupların başı diye hatırlıyorum ben bu ablayı.

ayrıca efendi, işinde gücünde herkül, buna kibarca yürüdü falan. romantizim olsun diye atını ters çevirdi falan. pas vermedi bu. mitolojidir, antik çağdır, atalarımın intikamıdır dedi kariyeri seçti diye hatırlıyorum.
soulmates never die soulmates never die
efsane midir nedir onu bilmem ama; içlerinde "elililiiiii" diye ruh hastası gibi bağırıp, koltuktan koltuğa, oradan oraya zıplayan tek şapşal ben değilimdir diye umduğum nesil.

en büyük hayranlarından biriydim. hiç unutmam, canım babam bana mukavva ile şu fırlattığı diskten (chakram) bile yapmıştı. gerçi benimki biraz nankördü, atınca geri dönmezdi ama olsun. oklava da kılıcımdı.
güzel zamanlardı be.

bu arada giriş müziğini tekrar dinlemişken, siz fosil dostlarımla da paylaşayım dedim. swh

3
müstakbel hayalet müstakbel hayalet
ben bunun babasını ve onun müziğini severim.
bir dizi izleyerek, bir aptal kutusunun karşısında parayla satılsın diye kurulmuş hayallerin esiri olanlar, kendilerine ürün yerleştirilmiş hayalsizlerdir...

imza: en güzel duyguların katili.
dikkatsi dikkatsi
dayımın bizim eve yaptığı ziyaretlerde tv'de her daim açması suretiyle dahil olduğum zümre.

dayım lucy lawless için seyrederdi. öyle çok uçan kaçan bir senaryosu yoktu ama o dönem için türünün nadir örneklerinden biriydi diye seyrettik biz de
neyçırsever neyçırsever
televizyon konusunda beklenti sahibi olmak diye bir şey yok. o, ne verirse onu alırsınız. ya da evde ses olsun, birilerinin yaşadığı belli olsun falan diye çalıştırırlar kutuyu.
birgün, gazetelerde yayın akışını keşfederken zeyna ablamızı görürüz. güzeldir, tehlikelidir, tam fantazilerimize uygundur ve sarışın, çiçek gibi bir de arkadaşı vardır. oldu mu meme sayısı dört?