zombieland

1 /
hikaru hikaru
2009 yapımı korku/komedi filmi. adından da anlaşıldığı gibi zombi-kentte geçmekte: deli danaya benzer bir virüs sebebiyle dünya nüfusunun çoğu zombiye dönüşürse ne olur? asosyal üniversite öğrencisi esas oğlanımız aşırı pimpirikli olması sayesinde hayatta kalabilir mi? peki bir de tam da kendine zıt bir redneck ve iki güzel con-girl'le arkadaş olursa başlarına neler gelir? işte film tam da bunu anlatıyor ve daha ilk dakikasından itibaren konuya bodoslama girerek hem korkutup ürkütmeyi, hem de çokça güldürmeyi başarıyor. shaun of the dead'den bile daha hoş film yahu! üstelik şu anda ımdb top 250'de, 135. sırada. türünün meraklılarına şiddetle (şiddetin altı iki kere çizili) tavsiye edilir.
hos1 hos1
''zombie filmleri komediden öteye gitmez'' başlığı altında izlenesi bir film,filmde o jenerik yazıları ve ara sıklıkla giren kural yazıları filmle özleşmiş ve senkronik bir şekilde görüntüye dahil edilmiş,pek bir hoş olmuş,akıllıca olmuş.
karate schnitzel karate schnitzel
gayet eğlenceli bir komedi korku filmi. korku yok aslında ama türe saygısızlık olmasın diye sıçratacak birkaç sahne koymuşlar. giriş jeneriğindeki ağır çekim görüntüler hem etkileyici, hem de amerikan kültürüne dair muazzam eleştiriler barındırıyor. filmin kendisi bir kültür eleştirisi aslında, bu yüzden ingilizlerle sağlam dalga geçen shaun of the dead ile aynı kefede zombieland. bill murray ise muhteşem.
12monkeys 12monkeys
sinemada izlenmeye değer mi bir türlü karar veremediğim, lakin izlense de pişmanlık yaratmayacak bir film. hemen herkesin belirttiği gibi harika bir açılış sahnesine sahip. ağır çekim görüntüler eşliğinde hikayeyi harika anlatıyor. film boyuca izlemekten en keyif alınacak sahne ise, bence tabi, woody harrelson'ın bill murray hayranlığını dile getirdiği sahnedir sanırım. süper bir oyunculuktu.
kısaca henüz gitmeyen varsa gitsin, zevkten kafayı yemez ama pişman da olmaz.
ninkasi ninkasi
baştan sona left 4 dead olmayan, başında çalan for whom the bell tolls ile hayatımı renklendirmiş olan, şu ana kadar izlediğim en süper zombi filmlerinden biri.

#1 cardio.
#2 double tap.
#3 beware the bathrooms.
#4 fasten your seatbelts.

iyi öldürmeler.
setheleh setheleh
film iyi bir korku parodisi olmasının dışında bir oyuncu seçimi ile de olayı bitirmiştir bence. bill murray'nin zombiler diyarına dönmüş bir şehirde canlı kalan ünlüyü oynaması bence efsanevi bir hareketti. murray zaten "sıkıntıdan yaşama enerjisini kaybedip zombiye dönme" rolü için yaratılmıştır adeta. o bu anlar için yaşıyordur. hatta sıkıcı olduğu için iyi bir film olan lost in translation da sırf murray sıkılsın diye yazılmıştır bana göre.

bunun dışında esas çocuğun salgınla tanışma hikayesi de son derece şıktı. ilk defa bir kıza bu kadar yaklaşması ve onda da kızın onu yemek istemesi gereçkten de çok trajik, çok komik.
insomnia ile doğan narkolepsik insomnia ile doğan narkolepsik
gerçekten bir zombi filmi olarak başarılı ve izleyiciye(bana) istediği vurdu kırdıyı veren bir yapım.

her zombi filminde aykırı bir karakter olur ve bu karakter(tallahassee) zombilerin kafasını bam güm uçurur, işte bu filmde ağzımı sulandıracak kadar vardı bu.

bu güne kadar bir çok zombi filmi izlemiş olaraktan belli bir zombi birikimim olduğuna hatta hastalık boyutunda bir gün herkesin zombi olacağına inanıyorum ve kaçış planımda hazır.
komik gibi değil gibi komik gibi değil gibi
emma stone. bunu yazıp bıraksam olur.

feysbuku kuran adam -jesse adı galiba- iyi oyuncu mu yoksa gerçek hayatta da ezik biri olduğundan oyunculuk yapmayıp düz devam mı ediyor bilemiyorum. feysbuk filmi aka social network'u da izlemedim ama ben bu adamı nerede görsem luzır, nerede görsem nerd(istemeden kelime oyunu),ah nerede vah nerede, nerede görsem güzek kızlı ortamlara düşüyor.

yine filmde piskopat abimizi canlandıran abimiz de bence oyuncu değil. ayrıca raul adam değil. beyler. raul mu fatih tekke mi? mahçub musun güntekin? atletico madrid'i de pis sikiyolar. tarihe not. neyse o psikopat abinin de ismini bilemiyorum ama oyuncu değil tabi.

spoiler

ayrıca o abla kızın da yaptıkları işi sikeyim. lan dünya siki tutmuş. zombiler gelmiş herkesin anasını yemiş. çocuğunu kesmiş herkesin. siz hâlâ oyun peşindesiniz, aldatma peşindesiniz, hayınlık peşindesiniz.

spoiler

böyle yazı içi spoiler olunca okumak istiyorum ben hep ve filmden aldığım zevki sıfıra indirse de okuyorum. ama bu azaltmaz bence zevki.

sonuçta efsanevi bir film değil. ingiliz olan bunu sert siker. kel siker.

ama -şimdi kalan her şey değersiz mi la- izlenilir bence.

notum da yine küsüratlı: 7.4
uykutozu uykutozu
bayılarak izlediğim film. bir dakika bile sıkılmadım.

ha derseniz ki ne verdi sana? eşşeğin ayağını verdi derim. illa bir şey almak isteyen bünyelere de gıcık olduğumu belirtmek isterim.
heidi gel içelim heidi gel içelim
ilk göründüklerinden (70'ler / george a romero'ya selam) bu yana zombieler değişim gösterdiler; fakat hayatta kalma kuralları hala çok basit;

1- kondisyonlu ol!
2- iki kere ateş et!
3- sıçarken dikkat et!
4- emniyet kemerini tak!

izlediğim en iyi intro * 'ya sahip zombie filmi.

bonus: for whom the bell tolls!


terk terk
arşivde kesinlikle olması gereken bir film. öyleki her gözüme çarptığında aklıma hastası olduğum bill murray sahnesi ve yüzüme gülümser bir ifade geliyor.
1 /